Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

OSMANLI YIKILDI, CUMHURİYET YENİDEN KURULDU.

Spor Toto Süper Lig'in 10. haftasında dış sahada Osmanlıspor’a konuk olan Fenerbahçe, kritik virajı 3 puanla dönerken taraftarına Cumhuriyetimizin 92. Kuruluş yıl dönümünde anlamlı bir galibiyeti hediye etti.

Ev sahibi takım Osmanlıspor açısından;

Takım olarak fazlaca pas trafiği yapmandan direkt kaleye yönelik driplinglerle rakip yarı alanına top taşıyan bir oyun kurgularını maça yansıtarak başladılar. Ancak geliştirdikleri ataklarda rakip savunmayı rahatsız edici önemli atakları pek olamadı. Takım olarak ofansif konsantrasyon bütünlüklerini sahaya yansıtamadılar. İlk yarı boyunca takım olarak Fenerbahçe’ye pozisyon veren, alan ve adam paylaşımlarında hatalar yapan, rakibine mahkum oynayan bir futbol kurgusu sergilediler. Hatta dakikalar 35’i gösterirken Diego'nun kullandığı bir serbest vuruşta Fernandao’nun kafa şutu Uğur Demirok'un koluna çarparak yön değiştirmesi sonucu oluşan net penaltıya hakem Hüseyin Göçek düdük çalmayınca bu tehlikeden de ucuz kurtuldular.

Zaman, zaman ileriye çıkar gibi olduklarında top tutma ve pas organizasyonlarından yoksun oynamaları, saha parselasyonunu iyi yapan Fenerbahçe savunmasını aşamayınca geliştirmeye çalıştıkları cılız kanat varyasyonlarından da sonuç alamayan bir takım görüntüsü verdiler. Özetle rakibine direnmeye çalışan, ancak pozisyonlar vererek kalelerinde penaltıda dahil ciddi tehlikeler atlatan bir takım hüviyetinde, birazda şansları sayesinde ilk yarıyı gol yemeden kapatmayı başardılar.

İkinci yarıda oyun dirençleri pek kalmadı. Bu yarıya etkili ve baskılı başlayan Fenerbahçe karşısında daha fazla dayanamayarak kalelerinde golü gördüler. Golden sonrada etkili gelen rakip ataklarını sadece karşılamaya çalışmakla yetindiler. Bitime çeyrek kala Jozef De Souza’nın kafa şutuna son anda kalecileri ikinci gol iznini vermedi. Mücadelenin son bölümlerinde Fenerbahçe kalesine biraz baskı kurar gibi olsalar da sonuç alacakları pek pozisyon olmayınca sahalarında 3 puanı Fenerbahçe’ye bırakmak zorunda kaldılar.

Özetlersek; sergilenen kötü futbol, güçler dengesi açısından çok zayıf kalan bir Osmanlıspor’u; “Cumhuriyetimizin 92. Kuruluş yıl dönümünün kutlandığı bu anlamlı gecede” sıkça çalınan Mehter marşı ve yeniçeri pankartları da kurtaramadı.  

Fenerbahçe’ye gelince;

Takım olarak karşılaşmaya hızlı, baskılı ve kazanmaya istekli bir ofansif kurguyla başladılar. İlk çeyrek geçilirken çok etkili oynayarak rakip kalede ciddi anlamda pozisyonlar buldular. Geçen süreçle birlikte maçta tempoyu düşürmelerine rağmen topa sahip olan ve oyunun hakimiyetini elinde bulunduran sarı lacivertlilerin ilk yarıda bitime çeyrek kala bir de penaltısı verilmedi. Bütün bunlara rağmen Fenerbahçe takımının üretkenlik ve skoru değiştirmeye yönelik ataklarından sonuç çıkmayınca sarı lacivertliler devreyi golsüz eşitlikle kapatmak zorunda kaldılar.

İkinci yarıya da hızlı ve baskılı başlayan taraf yine Fenerbahçe takımıydı. Bu yarının ilk dakikalarında sergilenen pozitif nitelikli futbol meyvesini verdi ve sarı lacivertliler Alper’in “Thierry Daniel Henry tarzı” golüyle skoru 1-0’a taşıdılar. Golden sonrada Fenerbahçe atakları hız kesmedi. Bitime çeyrek kala Josef ve De Souza’nın kafa şutu kaleci Artur Moraes tarafından güçlükle önlendi.

Özetle Fenerbahçe zorlu Ankara deplasmanında sergiledikleri akıllı taktik anlayışı kapsamında zaman, zaman hızlı ve tempolu, zaman, zamanda düşük tempoda ancak planlı bir oyun kurguları, aralara ve çaprazlara attıkları basit ancak garantili toplar ve pas oyunları, topun gerisine geçtikleri bölümlerde ise iyi bir takım savunması ve konsantrasyon bütünlükleriyle zorluk derecesi yüksek bu kritik maçı 3 puanla geçmeyi başararak; büyük taraftarlarına Cumhuriyetimizin 92. Kuruluş yıl dönümünde anlamlı bir galibiyeti hediye ettiler. Fenerbahçe takımını kutluyorum.