Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENER’E HAKEM’İNDE GÜCÜ YETMEDİ. 1-1

Spor Toto Süper Lig’in 30. haftasında ezeli rekabet mücadelesinde uzatma dakikalarında karşılıklı gelen gollerle puanlar paylaşıldı.

Ev sahibi Beşiktaş açısından;

Beşiktaş takım olarak maç genelinde topu ayağa oynayıp hızlı pas oyunu ve atak devamlılığıyla ofansif bir futbol kurgusunu sahaya yansıtır gibiydiler. Aslında bu oyun kurgusu bal yapmayan arı örneğiydi. Fenerbahçe gibi güçlü bir rakip karşılarına çıkınca Beşiktaş takımının da gücü ve kalitesi ancak anlaşılıyordu. Alan daraltma ve adam markajına dayalı savunma kurgusunu iyi icra eden rakip Fenerbahçe karşısında her hangi bir varlık gösteremediler. İlk yarının uzatma dakikasında kazandıkları sürpriz bir gol ile öne geçip, ikinci yarının uzatma dakikasında yine sürpriz bir gol yiyerek beraberliğe razı olmak zorunda kaldılar. Özellikle hakem Fırat Aydınus’un Fenerbahçe’yi adeta sarı ve kırmızı kart yağmurunu tutup 9 kişi bırakmasına rağmen yine de futbolun adaletini geçemediler. Bizde gerçek Beşiktaş takımını görmüş olduk bu vesileyle…

Ev sahibi takımın, gerek ilk yarıda ve gerekse ikinci yarıda hep aynı futbol kurgusunu tercih etmesi 3 puanı alamamalarına neden olan en büyük etkendi. Öyle ya da böyle ne güzel ilk yarının uzatma dakikasında birazda şansınızın gücüyle 1-0 öne geçmeyi başardınız. Hakem Fırat Aydınus zaten sizden yana Fenerbahçe’yi ufak, ufak doğruyor. İkinci yarı maçı ve skoru tutma adına neden savunma futboluna dönmediniz. Yani ne yaparsanız yapın belli ki Fenerbahçe’nin takım savunmasını geçemiyorsunuz. Hani hakikaten ne yaptığınızın bilincinde olup baskılı ve bunaltıcı ataklar geliştirirsiniz ve final vuruşlarında şansızlık sonucu golleri atamazsınız eyvallah o vakit kimse size neden skoru artırmak için ofansif futbol kurgunuzu ikinci yarıda da devam ettirmediniz der. Ancak siz Beşiktaş takımı olarak tamamen şans eseri bir gol bulabildiniz. Devamı var mı yok. O vakit futbolun karşıtlar oyunu olduğunu, gol atmak kadar gol yememenin de önem arz ettiğini unutmayacaksınız. Unutursanız o vakit böyle kalenizde golü görürsünüz.

Çünkü karşınızda sıradan bir takım yok 9 kişide kalsa karşınızda zurna değil, Fenerbahçe takımı var beyler. O nedenle şansınızı bir yere kadar deneyeceksiniz, kırmızı noktaya gelince de haddinizi aşmayacaksınız. Bakın sonra sizi hakem de kurtaramadı gördünüz mü? Şimdi hakeme de kızamazsınız adam maçın başından beri Fenerbahçe aleyhine çaldığı düdükleriyle, faul bile olmayan pozisyonlarda Fenerbahçeli futbolculara gereksiz sarı kart gösterip onların hem cesurca oynamalarını hem de performanslarının artması engellemesiyle, ayrıca bitime 10 dakika kala bu seferde Fenerbahçe’den iki futbolcuyu atmasıyla görevini gereği gibi yaptı. Yalan mı? Hayır.. O vakit görevini yapmayan geriye kim kaldı acaba Beşiktaş takımı olarak şapkanızı önünüze koyup biraz düşünün lütfen. Beşiktaş teknik heyet ve futbolcuları olarak sizler bu maçta yaptığınız gibi kalan dört maçta da böyle olursanız şampiyonluğun kaçması hiçte sürpriz olmaz, bilmem anlatabildim mi? Gerisini siz düşünün, diyen gitti Kadıköy’e doğru…

Fenerbahçe’ye gelince;

Sezon başından beri sergilediği o soğukkanlı klasik tarzında yine ödün vermedi. 1-0 geriye düştüğü maçı çevirmesini bildi. Belki kazanmadı ama uzun haftalardan beri yenilgi yüzü görmezliğini bu haftada devam ettirdi. Yani biraz maçı ciddiye alıp, isteselerdi çok rahat kazanabilecekleri bir maçtı. Çünkü Beşiktaş, Fenerbahçe’ye rakip olabilecek bir takım değil. Ama Fenerbahçe istemedi.

Maç genelinde topun gerisine geçip rakibin oynamasına müsaade eden teknik ve topla yumuşak oynayarak fiziksel, taktiksel ve psikolojik açılardan takım olarak Beşiktaş’ın açıklarını aramaya yönelik performanslar gösterdiler. Savunma futbolu formatında rakibin top kayıplarında ani çıkışlarla çok çabuk gol bölgelerine inerek ciddi pozisyonlarda buldular. Aslında bir on dakika Fenerbahçe gibi oynasalardı bu takımı çok rahat yenebilirlerdi. Zaten acemi bir kaleciye sahip Beşiktaş takımı karşısında, futbolun temel prensipleri içinde var olan seri şut organizasyonlarını sıklaştırsalardı değil bir gol çok daha fazlasını da bulabilirlerdi. Attıkları beraberlik golünde ki bariz kaleci hatası bu yorumumun adeta en net kanıtıydı. 

Sonuçta sarı lacivertliler isteselerdi bu maçı alabilirlerdi. Çünkü Fenerbahçe takımı isteyince ne maçlar çeviriyor, ne stratejik galibiyetler alıyor buna tüm kamuoyu şahittir. Yine de Fenerbahçe takımını kutlamak gerekiyor çünkü zirve savaşında her şey için matematiksel şans hala devam ediyor. Rakiplerin kolay maçları yok. Fikstür avantajı Fenerbahçe takımında. İyi kullanılırsa neler olmaz ki… İstesinler yeter…