Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENERBAHÇE ÇOK ÖZEL BİR TAKIM OLACAKTIR.

Spor Toto Süper Lig'in 3. haftasında sahasında Bursaspor”u konuk eden Fenerbahçe, özellikle ikinci yarıda tek kale oynadığı ve rakibi üzerinde yoğun baskı kurduğu maçı çeviremedi 1-0 mağlup oldu.

Konuk ekip Bursaspor açısından;

Maça takım halinde konsantrasyon bütünlüklerini sahaya iyi yansıtarak başladılar. Görünen o ki, hafta içinde taktiksel olarak Fenerbahçe’ye karşı iyi hazırlanmışlar.  Maç genelinde iyi takım savunması, disiplinli oyun kurgusu ve akıllı taktik anlayışını oyun geneline kusursuz yaymayı başardılar. İlk yarıda buldukları ilk ciddi pozisyonda aradıkları gole kavuştular. Golden sonraki dakikalarda topun gerisine geçerek iyi adam ve alan savunması yapıp, kompakt bir şekilde ileriye çıkışlar yaptılar.

İkinci yarıda skoru koruma adına doğal olarak savunma ağırlıklı garantili bir futbol kurgusuna döndüler. Rakipten çok baskı yemelerine rağmen, birbirlerine yakın oynayıp iyi alanlar daraltarak 90 dakika boyunca Fenerbahçe’nin forvet hattına şans tanımadılar birazda şanları sayesinde ilk yarıda attıkları tek golle zorluk derecesi yüksek olan bu kritik maçtan 3 puan almayı başardılar.

Fenerbahçe’ye gelince;

Son üç haftalık sergilenen futbol ve alınan skorlara bakıldığında takımın oturması için zaman sürecine ihtiyaç var. Aslında takım olarak Fenerbahçe’yi çok eleştirenler vardır ve olacaktır. Ancak unutmayalım ki Fenerbahçe; hocasıyla, skora etkileyecek star futbolcularıyla tamamen yeni bir takım. Birbirleriyle uzun dönem bir arada oynayamama dezavantajı takım olarak en büyük handikapları şeklinde göz önünde duruyor. Süreç içinde Fenerbahçe bu handikabı halleder ancak aşırı ve ucuz puan kayıplarına dikkat etmesi gerekiyor. Ligin uzun bir maraton olduğunu düşündüğümüzde şuan için kaybedilen puanlar çok rahatlıkla telafi edilebilecek unsurlardır. O nedenle karamsarlığa düşmenin hiçbir anlamı yok. Fenerbahçe taraftarları rahat olsunlar keyiflerine baksınlar. Çünkü gelecekte çok özel bir Fenerbahçe görecekler.

Maça döndüğümüzde;

İlk yarıda oynamaya istekli ve ellerinde geldiğince kapanan rakibe baskı kuran ancak kaybedilen topları almada zorlanan ve rakibin total futbol kurgusuyla ileriye hızlı çıkışını engelleyemeyen bir görüntü sergilediler. İlk yarı boyunca kalelerinde gördükleri tek ciddi pozisyonda golü yediler.

İkinci yarıda skora yönelik tüm futbolcuları sahaya sürerek maçı çevirme adına olması gereken tüm hamleleri deneyen sarı lacivertliler; daha ofansif bir oyun kurgusu içinde hücum futbola prim tanıyan, gol için yüklenen, rakibi baskısı altına alan, rakip savunmayı ciddi anlamda bunaltan göz zevkine hitap eden çok pozitif bir oyun sergilediler. Diğer taraftan; tamamen kapanarak skoru korumaya çalışan, bunu yaparkende sık, sık taktik faulleri uygulayan, özelliklede maçın son çeyreğine girilirken yine sık, sık yerlere yatarak oyunu soğutan ve dakikaları çalan rakip Bursaspor karşısında maça pozitif katkı sağlayan taraftılar. Bir topları direkten dönen, bir topları çizgi üzerinden çıkartılan ataklarına ilave olarak mücadeleyi hiç bırakmadılar. Sayısız gol pozisyonlarına girmelerine rağmen final pas ve vuruşlarında etkili olamadılar. Bütün bunlara rağmen umutlarını hiç kaybetmeyerek son saniyelere kadar ellerinden gelen her şeyi denediler. Belki bu maçı skor olarak lehlerine çeviremediler ancak Fenerbahçe’nin Pazar gecesi özellikle ikinci yarıdaki sergilediği futbol geçen haftalarla kıyaslandığında ileriye yönelik iyi sinyaller verdi. Fenerbahçe asla kötü oynamadı bu eleştirenler başta olmak üzere herkes bilsin. Ben şimdiden söylemiş olayım; bu takım yani Fenerbahçe ileride çok canlar yakacak bunuda yine herkes bilsin. Bu takımda tek eksiklik futbolcuların birbirleri arasındaki uyum sorunudur. Bu sorun çözüldüğünde Fenerbahçe çok özel bir takım olacaktır. Biraz sabır, biraz güven ve destek verilmelidir. Hepsi o kadar..