Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENERBAHÇE 3 PUANI SÖKTÜ ALDI.

Spor Toto Süper Lig 30. hafta karşılaşmasında Sivasspor’a konuk olan Fenerbahçe; şampiyonluk yarışını yakından ilgilendiren ve zorluk derecesi yüksek olan kritik maçın ikinci yarısında sergilediği müthiş kazanma arzusuyla 3 puanı almayı başardı.

Ev sahibi Sivasspor açısından;

Rakibe yönelik takım savunmasını içeren taktik planı ve ofansif bir oyun kurgusuyla maça etkin başladılar. Gol yollarında top teknikleri yüksek ve sprinter oyuncularıyla önemli ataklar geliştirip henüz dakikalar sekizi gösterirken buldukları golle öne geçerek Fenerbahçe’nin oyun planlarını bozmaya çalıştılar. Ancak aynı dakikanın saniyeleri içinde kalelerinde beraberlik golünü görünce dirençleri kırıldı. Gol sonrası yaklaşık bir on dakika kadar Fenerbahçe’den ciddi baskılarda yediler. Sonraki dakikalarda Fenerbahçe baskısını kırmaya çalışırken üstünlük gollerini sürpriz bir şekilde bir duran top organizasyondan bularak devreyi 2-1 önde tamamlamayı başardılar. 

İlk yarıda iki kez öne geçtikleri maçın ikinci yarısında; Sivasspor’lu futbolcularda görünen fiziksel düşüş, savunmadaki yorgunluklar ve yapılan hatalar, Sivasspor’un takım performansını negatif yönde etkiledi ve maçın ağırlığını kaldıramadılar. Bu yarıda oyunun her alanında hakimiyeti ele geçiren Fenerbahçe’nin hızlı ve bunaltıcı atakları karşısında savunma dengeleri bozuldu ve peş, peşe gelen rakip ataklarını karşılamada çok zorlandılar. Özellikle sağ ve sol kanatlardan sürekli ve etkili gelen Gökhan ve Caner’i durduramadılar. İlave olarak merkezden Diego’nun etkili oyunu Sivas takımını iyice çökertti. Hal böyle olunca takım kaliteleri ön plana çıktı ve güçlü rakibi Fenerbahçe’ye boyun eğmek zorunda kalarak maçı kaybettiler.

Fenerbahçe’ye gelince;

“Büyük Takım” olma özelliklerini ikinci yarıda sahaya yansıtarak, yerinde yapılan oyuncu değişiklikleri, doğru hamleler, mevcut oyun düzeni içinde sergilenen farklı taktik varyasyonları ve futbolun doğrularını yaparak zorluk derecesi yüksek olan bu kritik maçı kazanmasını bildiler. Karşılaşmaya kontrollü başladılar. Erken dakikalarda yenilen gole yine aynı dakika içinde yanıt vererek skorda dengeyi sağladılar. Hatta eşitlik golü sonrasında rakip kalede baskı kurarak skorda üstünlük sayısını aramaya başladılar ancak forvet hattıyla önemli birkaç pozisyonlardan yararlanamadılar. Savunmadan seken toplar, kalecide kalan ve az farkla dışarıya giden şutlar, Fenerbahçe adına maçın kırılma anlarıydı. Rakip üzerinde baskı kurdukları dakikalarda rakibin kazandığı bir duran top organizasyonunda kalelerinde sürpriz sayılacak ikinci golü görerek devreyi 2-1 geride kapattılar. 

İkinci yarıda fiziksel, taktiksel, psikolojik açılardan çok üstün ve özel bir Fenerbahçe takımı vardı sahada. Webo, Meireles, Kuyt değişiklikleri oyuna pozitif katkı sağladı. Yüksek tempoda oynayan, topa sahip olan, oyunun hâkimiyetini elinde bulunduran taraf Fenerbahçe takımıydı. Yardımlaşma saha parselizasyonu, kanat beklerinin hücuma katkısı, topun olduğu yerde çoğalmak, savunma hattını öne çıkartarak alan daraltmak, organize takım presi, akıcı pas oyunu şut organizasyonları ve golleriyle modern futbolun gereksinimlerini sergileyen Fenerbahçe takımı, kolektif ruh ve kolektif oyun yapılarını bu yarıya çok iyi yansıttılar. Sergiledikleri bu total oyun kurgularıyla futbolun doğrularını yapıp, arzuladıkları golleri star futbolcularıyla bularak hak ettikleri galibiyeti almasını bildiler. Fenerbahçe Takımını kutluyorum.