Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

3 PUANA SELAM KAZANMAYA DEVAM..

Spor Toto Süper Ligin 29. haftasında, tempo, heyecan, bol pozisyon ve golleri içeren ofansif futbolun öne çıktığı maçta, şampiyonluk yolunda ilerleyen Fenerbahçe; konuk ettiği Balıkesirspor'u 4-3 yenerek son 5 maçta 4. galibiyetini alarak liderlik koltuğuna yeniden oturdu.

Konuk ekip Balıkesirspor açısından;

Süper Ligde artık veda turlarına çıkan konuk ekip Balıkesirspor, takım olarak maçın ilk yarısına çok cüretkâr başladılar. Kendi yarı alanlarındaki kazandıkları topları alıp, hızlı çıkışlar yaparak boş alanları iyi değerlendirerek pozisyonlar bulup goller attılar. Özellikle bu yarıda Fenerbahçe’nin orta alan zaafını iyi değerlendirerek çok çabuk kontrataklar yapıp rakip savunmayı ciddi anlamda zorladılar. İki kez de öne geçmelerine rağmen savunma kurgularındaki yaptıkları kademe hataları, adam markajlarındaki yetersizlikleri sonucunda skoru koruyamadılar. Özellikle ikinci yarıda rakibin orta alanı tutması sonucu kazanma adına konsantrasyonlarını kaybederek maçın ağırlığını kaldıramadılar ve Saracoğlu’nda güçlü rakibi Fenerbahçe’ye 3 puanı bırakmak zorunda kaldılar.

Özet olarak ligdeki konumları ve amaçları farklı olan tüm takımların Fenerbahçe’ye karşı özel bir motivasyonla oynayıp, ellerinden geldikçe direndikleri gibi Balıkesirspor’da tüm gücüyle aynı senaryoyu kurguladı ancak bütün çabalarına rağmen güçlü rakibi Fenerbahçe’den puan ya da puanları alma rüyaları tıpkı diğer rakipler gibi Balıkesirspor’unda boşa çıktı. Gönül isterdi ki; Balıkesirspor keşke tüm maçlarını “Fenerbahçe’ye karşı oynadıkları futbolun 1/3 oranında” oynasalardı da ligde bu durumlara düşmeselerdi. Yazık.   

Fenerbahçe’ye gelince;

Maça hızlı başlayarak erken dakikalarda buldukları golle 1-0 öne geçtiler. Sonrasında özellikle orta alanda yetersiz kalınca rakibin o bölgeyi rahat geçmelerine ve bir anda cesaretlenmesine sebebiyet verdiler. Özellikle Alper bu maçta söz konusu bölgede pek etkili olamayınca doğal olarak rakibin hızlı atakları Fenerbahçe’nin savunma kurgusunda dengeleri bozdu ve akabinde sürpriz golleri kalelerinde gördüler. Bu negatif nitelikli futbol kurgusu içinde Fenerbahçe golleri yiyor ancak akabinde yanıt veriyordu. Yani takım olarak demoralize olmuyorlardı. İki defa geriye düşmelerine rağmen maçı çevirerek devreyi 3-3 beraberlikle bitirmeyi başardılar.

İkinci yarıya orta alana Alper’in yerine Selçuk değişikliğiyle başlayan Fenerbahçe; o bölgedeki en büyük handikabı olan sorunu çözdü ve takım olarak orta saha güvenliği ve doğal olarakta oyunun hakimiyetini ellerine geçirdiler. Bu yarının ilk dakikalarından itibaren atak bir futbol sergileyen sarı lacivertliler ikinci yarının henüz beşinci dakikası geçilirken aradıkları golü bulup yediden öne geçmeyi başardılar. Kalan dakikalarda tempoyu düşürüp, iyi pas organizasyonlarıyla daha çok topa sahip olmalar, alan daraltarak rakibe önde baskı ve etkili kanat varyasyonlarıyla oyunun hakimiyetini ellerinde tutup, şampiyonluk yolunda önemli virajı daha 3 puanla geçmeyi başardılar. Fenerbahçe takımını kutluyorum.