Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

DERBİLER KRALI FENERBAHÇE, BEŞİKTAŞ’IDA AFFETMEDİ 1-0.

Spor Toto Süper Lig'in 25. Haftasının kapanış maçında sahasında Beşiktaş’ı konuk eden Fenerbahçe, zirve yolunda büyük önem taşıyan stratejik karşılaşmayı Moussa Sow'un golü ile 1-0 kazanmayı başardı.

Beşiktaş açısından;

Konuk ekip takım halinde, zorluk derecesi oldukça yüksek olan bu dış saha maçına 90 dakika genelinde beraberliğe endeksli bir oyun kurgusunu sahaya yansıttılar. Siyah Beyazlılarda öncelikli hedef gol yememek üzerine kurulu savunma ağırlıklı bir performans ön plana çıktı. Ancak futbolun karşıtlar oyunu olduğunu, savunma yapmak kadar gol atmanın da önemini unutunca kalelerinde golü görüp bu önemli maçı kaybetmeyi hak ettiler.

Beşiktaş takımı karşılaşmaya oyunu kendi yarı alanında kabul edip, çok adamla kapanıp Fenerbahçe'yi karşılayarak başladı. İlk yarıda rakipten yedikleri baskı karşısında iyi top çeviremediler ve ofansif anlamada ileriye pek çıkamadılar. Hal böyle olunca oyunun üstünlüğünü Fenerbahçe’ye bıraktılar. İlk yarıda birkaç kez savunma gerisinden Demba Ba’ya atılan derinlemesine uzun toplar oldu ancak final vuruşları için gerekli aksiyonlar çıkmadı. İkinci yarının ortalarında ve ilerleyen dakikaların bazı bölümlerinde iyi top yaparak skora yönelik ciddi pozisyonlar buldular ancak bitirici vuruşlarda o denli başarılı olamayınca gol kaydına muvaffak olamadılar. Maçın son bölümlerinde mücadeleyi beraberlikle bitirmek için, oyunu yavaşlatan ve maçı soğutan tutum içine girdikleri anlarda takım olarak yaşanan bir anlık konsantrasyon kaybında kalelerinde golü görüp üç puanı kaybeden taraf oldular.

Fenerbahçe’ye gelince;

Sarı Lacivertliler, bu sezon oynadıkları gerek Galatasaray ve gerekse Beşiktaş karşısında mutlak kazanması gereken maçları kazandılar. Bu da bize, Fenerbahçe’nin istediği halde kazanmasını bilen bir takım olduğunun açık ve net göstergesi olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Fenerbahçe takım olarak karşılaşmaya rakibine kıyasla daha istekli ve etkili başladılar. Yüksek ritimli pas oyunuyla rakip üstünde baskılar kurup tehlikeler ürettiler. İlk yirmi dakika geçerken önce Emenike, hemen arkasından Kuyt, daha sonraki dakikalarda yine Emenike ile net pozisyonlardan yararlanamadılar. İlk yarının sonlarına doğru gol kaçırma yarışına Mehmet Topal’da katılınca Fenerbahçe ilk yarıda farklı bir galibiyeti kaçırmış oldu.

Maçın ilerleyen bölümlerinde Fenerbahçe adına Kuyt, Meireles gibi önemli starların sakatlanması, oyunu bir anda İsmail hocanın planlamadığı bir formata dönüştü. “futbola sürprizler oyunu denmesi galiba bu olsa gerek.”  

İkinci yarıda Moussa Sow, Dieogo ve Webo ofansif anlamda futbolun doğrularını yaparak oyunu şekillendiren oyuncular oldular. Orta alandan gol bölgelerine yapılan kaliteli servislerde bu organizasyona eklenince Fenerbahçe maçı domine eden taraf oldu. Baskın futbolları arttı, kaleyi karşıdan gören kolektif hücum organizasyonları, etkin kanat varyasyonları, futbolun temel prensipleri içinde var olan, rakibe baskı, pas trafiği, kanat atakları ve şut organizasyonlarıyla skor üretmek adına Fenerbahçe elinden gelen her şeyi yaptı. Maçın son dakikalarına kadar galibiyeti arzuladılar ve son dakikada sahneye Moussa Sow bir çıktı, pir çıktı. Pierre Webo'nun aşırtma pası ile penaltı noktasının hafif sağ çaprazında topla buluştu, sağ ayağı ile topun gelişine öylesine güzel vurdu ki, sahnede perdeyi kapatan golü atıp, Fenerbahçe’ye altın değerinde önemli bir üç puanı kazandırdı.

Ne diyelim Tebrikler Fenerbahçe…