Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

3 PUANLARA SELAM, GALİBİYETLERE DEVAM.

Spor Toto Süper Lig'in 19. haftasında sahasında Çaykur Rizespor’u konuk eden Fenerbahçe, etkin oynadığı bu maçıda kazanarak zirve yolunda önemli bir avantaj daha yakaladı. 

Konuk ekip Çaykur Rizespor açısından;

Zorluk derecesi yüksek olan bu kritik maç için Saracoğlu deplasmanına çıkan konuk ekip Çaykur Rizespor, takım olarak dirençsiz bir oyun kurgusunu maça yansıtarak başladılar ve benzeri oyun kurgularını maç geneline aynı oranda yamaya çalıştılar. Güçlü rakibi Fenerbahçe karşısında, savunmada iyi olamayan, orta alanda dirençsiz kalan ve gol yollarında etkisiz performanslar gösteren teknik kalitesi düşük bir takım hüviyetini sergilediler. Özellikle Kweuke’nin yokluğunda rakip stoperlere baskı kurma anlamında Mehmet Akyüz’den aynı verimi alamadılar. Takım olarak sergiledikleri negatif nitelikli futbolun sonucunu kalelerinde iki gol görerek devreyi 2-0 yenik bitirdiler.

İkinci yarıya erken bir penaltı golüyle başlayarak adeta maça yeniden başlar gibi oldular. Rakibin atak hamlelerini pek yapamadığı bu dakikalarda ofansif anlamda topu kullanabilme yeteneklerini gösteremediler. Orta alanda top yapma ve hücum bölgelerinde top tutmaya yönelik hiçbir olumlu girişimleri olamadı. Hal böyle olunca geçmiş maçlarda gördüğümüz o klasik oyun tarzları olan dikine oynayıp ve kontrataklarla hücum varyasyonlarını yapamadılar. Savunma açısından ise Fenerbahçe forvet hattına çok sayıda pozisyonlar verdiler. Biraz rakip forvet hattının aceleciliği ve birazda şans faktörleri sayesinde farklı yenilgiden kurtuldular.

Fenerbahçe’ye gelince;

Tüm haksız eleştirilere rağmen, başarıya yürüyen ve galibiyete endeksli takım olma özelliklerini bu maçtada aynen devam ettirdiler. Rakipleri puan ya da puanlar kaybederken Fenerbahçe takımı içeride ve dışarıda beş haftadır kazanma istikrarını sürdürerek zirve yolunda önemli avantajlar elde ediyor. Bu takımı eleştirenler birazda olayın bu yönüne bakmalılar. Çünkü futbolda 3 puanı iyi oynaya değil, galip gelene veriyorlar. Fenerbahçe’de galip geliyor galibiyet ise tüm hataları örtüyor. Olay bu kadar net.

Maça dönersek, Fenerbahçe ilk yarıyı taktiksel anlamda çok iyi değerlendirip devreyi 2-0 önde kapattı. İlk yarı genelinde pozitif nitelikli ve skora etki eden ofansif futbol kurgularının yanında topun gerisine geçtiklerinde ise 2. ve 3. bölgede rakibe sert ve sıkı baskı yaparak güzel bir takım savunması örneğini sergilediler. Adeta rakibe verilen pozisyon sayısı yok denecek kadar azdı ilk yarıda.

İkinci yarıda penaltı pozisyonu haricinde rakibe verilebilen ciddi pozisyonlar yine pek olmadı diyebiliriz. Erken dakikada yenen gol sonrası biraz tedirgin olur gibi bir görüntü verdiler ancak ilerleyen dakikalarda çabuk toparlanarak tekrar oyunun hakimiyetini ellerine geçirdiler. Gerek kaleyi karşıdan gören organize atakları ve gerekse kanat varyasyonları üretkenlik adına olumlu atraksiyonlardı. Skor üstünlüğüne rağmen baskılı oyunla yakaladıkları net pozisyonları da oldu Fenerbahçe’nin. Ancak final vuruşlarında biraz aceleci olunca farkın artmasını sağlayamadılar. Sonuçta önemli olan galibiyet ve 3 puandı. Fenerbahçe’de gereğini yaptı. Ayrıca oynadıkları son 23 resmi maçta yenilgi yüzü görmeyen Fenerbahçe takımını kutluyorum.