Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENERBAHÇE GALİBİYETİ SON DAKİKALARDA KAÇIRDI.

Spor Toto Süper Lig'in 9. haftasında Fenerbahçe sahasında konuk ettiği ezeli rakibi Galatasaray’ı son dakikalarda elinden kaçırınca maç 1-1 eşitlikle sona erdi.

Konuk ekip Galatasaray açısından;

Zorluk derecesi yüksek olan kritik bir dış saha maçında güçlü rakibe karşı oynayan Galatasaray takımı, ilk yarı boyunca rakibe mahkum bir oyun kurgusunu maça yansıtıp maçın atmosferi ve rakibin oyun ritmine uyum sağlayamadılar. İlk yarı genelinde Fenerbahçe ceza alına gitmekte ve pozisyon üretmekte oldukça zorlandılar. Rakiple girdikleri ikili mücadelelerin büyük bir kısmını kaybettiler. Genelde orta alanda yan pas yaparak rakibi beklediler. Fenerbahçe’nin top kayıplarında hızlı kontrataklara çıkamadılar ve ilk yarı boyunca skor ve üretkenlik adına hiç etkili hücum varyasyonları geliştiremediler. Maçta ilk yarım saat geçilirken kalelerinde beklenen golü gördüler. İlk yarının sonlarına doğru biraz toparlanıp oyunda dengeyi kurmaya başlar gibi görünseler de skorda dengeyi yakalayacak üretkenlikten yine yoksun kaldılar.

İkinci yarının son yirmi dakikasına kadar yine rölanti içerikli futbol kurgularını devam ettirdiler. Bu dakikalardan sonra Fenerbahçe’nin geriye çekilmesi, yani skoru koruma adına oyunu tutmaya yönelik savunma kurgusunu daha fazla ön plana çıkartması sonucu biraz daha öne kat ederek ofansif ağırlıklı bir oyun formatına döndüler. Ancak rakibi fazlaca rahatsız edebilecek ciddi anlamda gol girişimleri yine olmadı Galatasaray’ın. Bitime sayılı dakikalar kala kazandıkları bir duran top organizasyonunda buldukları sürpriz bir golle Fenerbahçe’den bir puanı almayı başardılar.

Fenerbahçe’ye gelince;

Maç öncesi favori gösterilen ve iç sahada ezeli rakibine uzun süreçtir galibiyet sevinci tattırmayan sarı lacivertliler bu maçada yine baskılı ve kazanmaya istekli müthiş bir hücuma dayalı futbol kurgularıyla başladılar. Kanatları etkili kullanan Fenerbahçe takımı özellikle sağ kanattan yapılan ortalarla rakip kaleyi ciddi anlamda zorladı. Takım olarak ofansif kurguda Luis Nani, Gökhan Gönül, Caner Erkin ve Lazar Markovic gibi top tekniği yüksek ve sprinter futbolcularıyla hızlı ataklar geliştirerek Galatasaray savunmasını bunattılar. İlk yarım saat sürecince rakip üstünde sergiledikleri bu baskılı ve bunaltıcı ataklar dakikalar 37’yi gösterirken meyvesini aldı. Sağ kanattan topu taşıyan Gökhan'ın penaltı noktası yakınlarına yaptığı isabetli ortasında Muslera, Van Persie'den önce topu uzanıp topu çeldi ama ceza yayı üzerinde topla buluşan Diego’nun çok sert ve isabetli şutuna engel olamayınca Fenerbahçe, skoru 1-0’a taşıyarak ilk yarıda soyunma odasına galip giden taraf olmayı başardı.

İkinci yarıya skoru koruma adına maçı tutmaya yönelik daha düşük tempoda başlayan ancak oyunun kontrolünü elinde tutarak rakibi hataya zorlayan Fenerbahçe takımının farkı artırma adına bu yarıda da gole yönelik üç, dört tane pozisyonları oldu ancak final pasları iyi yapılamadı. Sarı lacivertliler, özellikle Sırp yıldızı Lazar Markovic ile ikinci devrenin en net gol pozisyonuna girdiler ancak bu kezde Galatasaray kalecisi Muslera mutlak golü önledi. Maç genelinde iyi adam markajı ve alan savunması yapan Fenerbahçe defansı bitime altı dakika kala belki de tek hatalarını yaptılar ve oda sürpriz bir beraberlik golü olarak Fenerbahçe ağlarına gidince Kadıköy’de puanlar paylaşıldı.

Maçı genel hatlarıyla yorumladığımızda; ünlü yıldızları, tartışmalı pozisyonları, golleri ve kaçan golleriyle “fair-play” normlar içinde adına yakışır bir derbi maçı oldu. Maç genelinde Fenerbahçe sergilediği pozitif nitelikli futboluyla galibiyete daha yakın olan taraftı, ancak son anlardaki sürpriz golü engellenemeyince puanlar paylaşıldı. Yazık.