Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

ZAMAN FENERBAHÇE’NİN EN İYİ İLACI OLACAK.

 

Spor Toto Süper Lig 5. hafta maçında Fenerbahçe, sahasında konuk ettiği Gaziantepspor’u 2-1’lik skorla geçerek 3 puanı hanesine yazdırmayı başardı.

Konuk ekip Gaziantepspor açısından;

Zorluk derecesi yüksek olan bu dış saha maçına kontrollü bir futbol kurgusuyla başladılar. İlk yarı genelinde takım halinde ritim bozuklukları ve beraberindeki öz güven eksikliği sonucu istedikleri futbol kurgularını sahaya yansıtamadılar. Oyunu kendi yarı alanlarında kabul ederek rakibi tedirgin edici atakları olmadı. İleriye çıkmakta ve Fenerbahçe yarı alanında pozisyon üretmekte zorlandılar. Yedikleri golle ilaveten ceza alanları içinde çok sayıda rakibe pozisyonlar verip ciddi tehlikeler atlattılar. Tüm bu kötü oyun senaryosu içinde daha fazla gol yemeden ilk yarıyı 1-0‘lık skorla yenik tamamladılar.

İkinci yarının başlarında İlhan Parlak’ın yerine Angan değişikliği konuk takım adına iyi hamle oldu. Angan’ın oyuna girmesi Gaziantepspor’u ateşleyip, maça hareketlilik getirdi. Bu yarıda konuk ekip oyunun merkezine daha fazla baskı yaparak sık, sık ileriye çıkıp rakip yarı alanda pozisyonlar buldular. Bitime on dakika kala aradıkları beraberlik golünü bulup maça ortak oldular. Ancak kalan dakikalarda maçı tutma adına yeniden savunmaya çekilmeleri sonucu kalelerinde ikinci golü görmelerine sebebiyet verdi. Ve bu zorlu dış sahada güçlü rakipleri Fenerbahçe’ye 3 puanı bırakmak zorunda kaldılar.

Fenerbahçe’ye gelince;

Hemen şu önemli nüansı belirtelim ki; skordan ziyade Fenerbahçe takımında oynanan oyun ve takım birlikteliği her geçen gün üstüne koyarak ilerliyor. Galibiyet elbette güzel ancak bir o kadar da önemli olan takım olma olgusudur. Görünen o ki, Fenerbahçe bu realiteyi ilerleyen süreçte daha iyi pekiştirecektir. Özellikle son iki Kasımpaşa ve Gaziantep maçlarına baktığımızda Fenerbahçe’deki orta alan üçlüsü Advocaat’ın yapmak istediği kıvama geliyor. Mehmet Topal, Ozan ve Josef de Souza çizgi üçlüsünde Mehmet Topal hafif geride kalıyor, Ozan ve Josef de Souza ise ileri ve geri varyasyonlarla hücumda ve savunmada etkili oluyorlar. Hücum esnasında hızlı çıkışlarla adam eksiltip, aralara çaprazlara yapılan isabetli pas organizasyonları, rakipten dönen topları alma, rakip ataklarında ise kanat beklerine baskı kurarak onların ileriye çıkmalarını engelliyorlar. İleride Volkan ve Lens’in etkili kanat atakları ve hatta Hasan Ali ve Gregory van der Wiel’in geriden hücuma katkıları; Yıldırım hızındaki vurucu forvet hattı ise Fenerbahçe’ye farklı bir tarz yaratıyor. Bu şablon ilerleyen süreçte çok daha iyi oturursa göz zevkine hitap eden bir futbol ve bol atan bir Fenerbahçe takımını görebiliriz.

Maça döndüğümüzde; ilk yarıda karşılaşmaya baskılı başlayan ve kazanmaya istekli bir oyun kurgusu sergileyip ofansif futbola prim tanıyan attığından fazlasını kaçıran bir Fenerbahçe…

İkinci yarıya da skoru artırma adına yine baskıyla başlayan, yine net pozisyonlar yakalayan ancak final vuruşlarında etkili olamayan, maçın son on dakikalık bölümünde rakibin beraberliği yakalamasına rağmen onların oyunu tutmalarını engelleyen ve sonunda 2-1’de olsa galibiyeti söküp koparan diğer bir Fenerbahçe..

Özet olarak zaman Fenerbahçe’nin en iyi ilacı olacak…  bu takıma ve bu hocaya tüm Fenerbahçeliler güvensin, maçlara gelerek onlara seyirci desteğini hissettirsinler hepsi o kadar….