Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

3 PUANA SELAM, KLASİK GALİBİYETLER SERİSİNE DEVAM.

Spor Toto Süper Ligin 16. haftasında başkent deplasmanında Gençlerbirliği ile kritik bir maça çıkan Fenerbahçe, baştan sona üstün oynadığı karşılaşmayı tek golle geçerek zirve yolunda önemli bir 3 puanı daha hanesine yazdırmayı başardı.

Ev sahibi Gençlerbirliği açısından;

Geçtiğimiz sezonlara oranla alışılan çizginin tam tersine bu sezon negatif nitelikli oyun performansı gösteren Gençlerbirliği maça takım halinde savunma ağırlıklı oyun kurgusuyla başladılar. Karşılaşma genelinde skor üretkenliği ve pozisyon bulmaktan uzak, tutuk bir futbol sergilediler. Orta sahada dirençsiz gol bölgelerinde hemen, hemen hiç olamadılar. Savunmada ise alan ve adam markajlarını yapmakta oldukça zorlandılar. Hem ilk yarıda hem de ikinci yarıda topu rakibe bırakıp, kendi yarı alanına kapanarak değil galip gelmeyi, değil maça ortak olup beraberliği koparmayı adeta yenilgiyi kabullenen ve daha fazla gol yememek amaçlı rakibine mahkum oynadılar.

Maç genelinde yapabildikleri dikkat çeken aksiyonları Fenerbahçe’nin yıldız oyuncularına karşı sert oynamaları ve çok sayıda yapılan faullerdi. 1-0 geriye düşmelerine rağmen maçı çevirme adına hiçbir olumlu çabaları olmadı. Üstelik Fenerbahçe takımına çok sayıda net gollük pozisyonlar verdiler ve şansları sayesinde farklı yenilgiden kurtuldular. Yol yakınken acil toparlanmaları gerekiyor, aksi takdirde Gençlerbirliği takımı için yarınlar çok geç olabilir. Aman Dikkat. (!)

Fenerbahçe’ye gelince;

Klasik 1-0’lık galibiyetler zincirini dün başkent deplasmanında da sürdürdüler. Kusursuz bir savunma kurgusu, dirençli ve iyi top yapan orta alanı, takım halinde yardımlaşma saha parselasyonu, kanat beklerinin hücuma katkısı, topun olduğu yerde çoğalmak, savunma hattını öne çıkartarak alan daraltmak, organize takım presi, akıcı pas oyunu, top kayıplarında agresif olup topa tekrar sahip olmak ve şut organizasyonlarıyla futbolun doğrularını sahaya iyi yansıtarak rakibi maç genelinde baskıları altında tutarak sahadan sildiler. Bu baskılı oyun kurguları kapsamında rakip ceza alanı içinde skor üretme adına daha efektif olabilirlerdi. Attıkları gol haricinde en az dört net gol pozisyonlarından yararlanamadılar. Aşağı yukarı her maçta olduğu gibi bu maçtada kötü hakem yönetimine rağmen karşılaşma genelinde; attıkları gol, verilmeyen penaltı, kaçan goller ve sergiledikleri futbol kalitesiyle oyunun tek hakimi sarı lacivertlilerdi. Kazanmaya endeksli ve kararlı futbol kurgularını maç sonuna iyi taşıyıp bir dış saha maçından daha galibiyetle dönerek zirve yarışındaki iddialarını bu haftada sürdürdüler. Önemli olan galibiyetti ve Fenerbahçe’de gerekeni yaptı. Gerisi ise  laf-ı güzaf..

Fenerbahçe takımında geçen süreçle birlikte hakikaten pozitif gelişmeler katlanarak devam ediyor. Gerek Avrupa maçları ve gerekse Süper Lig performanslarında iç saha ve dış saha ayırımı yapmaksızın galibiyete endeksli istikrarlı bir takım olma kurgusunu her geçen gün daha iyi yapmaya başladılar. Ligin uzun bir maraton olduğunu hesaba katarsak Fenerbahçe takımı sonlara doğru ağırlığını iyiden iyiye ortaya koyacak. Çünkü sergilenen futbol istikrarı Fenerbahçe takımı adına ileriye yönelik iyi sinyaller veriyor. Hem Pazar gecesi alınan galibiyet ve hem de sergilenen futbol performansı açısından Fenerbahçe takımını kutluyorum.