Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENERBAHÇE FENA PATLAYACAK..

Spor Toto Süper Lig 22. hafta mücadelesinde Torku Konyaspor deplasmanına çıkan ve önemli oyuncularından eksik olan Fenerbahçe’nin baskılı oyunu, galibiyet için yeterli olamayınca karşılaşma 1-1 berabere biti.

Torku Konyaspor açısından;

Ligde tehlikeli bölgeye doğru yön kıran ev sahibi Torku Konyaspor, sahasında konuk ettiği güçlü rakibi karşısında puan almak amacıyla Torje, Mahlangu, Djalma ve Hasan Kabze gibi dört forvetle skora yönelik bir oyun kurgusuyla maça hızlı başladılar. Erken dakikalarda arzuladıkları golü de buldular. Sonraki dakikaları Fenerbahçe’nin ataklarına karşılık vererek dirençli savunma sistemiyle ilk yarım saati tamamladılar. Bu dakikaya kadar her şey ev sahibi takımın istediği gibi geçti. Ancak son çeyrekte iyice geriye yaslanarak rakibe çok net pozisyonlar vermek zorunda kaldılar. Artan Fenerbahçe atakları karşısında savunmaları çok bunaldı ve kalelerinde gördükleri net gol pozisyonlarından şansları sayelerinde kurtularak ilk yarıyı 1-0 önde kapatmayı başardılar.

İkinci yarıda ofansif anlamda etkili olamadılar ve ilerleyen dakikalarda baskısını artıran Fenerbahçe karşısında oyundan iyice düşerek sadece savunma kurgusuyla direnmeye çalıştılar ancak beraberlik golünüde kalelerinde gördüler. Bu skora razı olan ve olası ikinci golü yememek adına yaptıkları kasti fauller, oyunu soğutmaya ve zaman geçirmeye yönelik abartılı yere yatmalar vb gibi atraksiyonlarla ellerinden geldiğince dakikaları tüketmeye çalıştılar. İkinci yarının büyük bölümünü kendi yarı alanında kabul eden, top tutamayan ve doğal olarak ileriye de çıkamayan oyun kurgularıyla kötü olmalarına rağmen şansları sayesinde güçlü rakibi Fenerbahçe’den bir puanı koparmayı başardılar. Ama çekirge her zaman zıplamaz dikkat…

Fenerbahçe’ye gelince;

Zirve yolunda puan kaybetmemek için çıktığı Konya deplasmanında ideal kalecisi Volkan, ideal stoperi Alves, sol bek ve kanat oyuncusu Caner, sakatlığı devam eden orta alanın önemli isimlerinden top tekniği yüksek ve sprinter futbolcu Alper gibi yıldızlarından yoksun olan Fenerbahçe, zorluk derecesi yüksek olan bu kritik maçta fizik ve oyun olarak yine çok başarılıydı. Bu şartlar altında; koşan, savaşan ve sahada kazanmak için çok iyi performans sağlamalarına karşı maç genelinde bulmuş oldukları çok net pozisyonlarda final pas ve vuruşları iyi yamadılar. Hal böyle olunca farklı kazanacakları maçı 1-1 beraberlikle bitirmek zorunda kaldılar. İlkyarının son çeyreğinde, Emenike, Sow, Gökhan Gönül’ün kaçırdığı çok net pozisyonlarla başlayan Fenerbahçe’nin ofansif futbolu ikinci yarıda da sürekli devam etti. Özellikle skor eşitlendikten sonra adeta gol kaçırma yarışına tanık olduk. Maçın son çeyreğinde iyice baskıyı artıran sarı lacivertliler; dakikalar 79’u gösterirken Sağ kanattan gelişen atakta Gökhan Gönül'ün ceza alanına etkili ortasında Dirk Kuyt'ın yakın mesafeden vurduğu çok tehlikeli ve net bir kafa şutunu kaleci Kaya’nın iki hamlede zor kurtarışı. Hemen arkasından 82. dakikada sol kanattan Michal Kadlec'in ceza alanına yaptığı ortaya Sow'un kafa vuruşunda topun sağ direği adeta yalayarak oyun alanını terk etmesi. Bu pozisyonun yalnızca bir dakika sonrasında, 83. dakikada Torku Konyaspor kalecisi Kaya'nın kısa düşen pasında topu alan Diego Ribas'ın sol çaprazdan ceza alanına koşu yapan Sow'a pasında Nijeryalı golcü karşı karşıya kalmasına rağmen topu ağlara gönderememesi. İlave olarak maç genelinde bir Emenike’nin ve birde Diego’nun ceza alanı içinde düşürülmesine hakem Ali Palabıyık’ın oralı bile olmaması yani iki penaltı pozisyonundan en az birisini vermemesi Fenerbahçe’ye 3 puanın gelmesini engelleyen önemli unsurlar oldu.

Bakın buradan uyarıyorum; Fenerbahçe’nin son haftalarda malum sorunlardan dolayı sahada sergilemiş olduğu müthiş futbolun skora yansımaması iyiye alamet değil. Bu takım birisine çok kötü patlayacak. Rakipler için tavsiyem “Aman dikkat”…..