Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENER FAVORİ GİBİ OYNADI VE FARKLI KAZANDI.

Spor Toto Süper Lig'in 12. haftasında Mersin İdmanyurdu deplasmanına çıkan Fenerbahçe, baskılı oynayarak hak ettiği galibiyeti 3-1’lik skorla alıp önemli bir 3 puanı daha hanesine yazdırmayı başardı.

Ev sahibi takım Mersin İdmanyurdu açısından;

Ekonomik olarak ligde sıkıntılı günler geçiren ev sahibi takım Mersin İdmanyurdu futbolcuları, maç genelinde güçlü rakibi Fenerbahçe karşısında direnç futbolu içerikli, etkili ve ofansif yönü pek olamayan bir oyun kurgusunu sahaya yansıtmaya çalıştılar. Takım olarak konsantrasyon bütünlüklerinden uzaktılar. Orta alanda etkisiz ve dirençsiz kaldılar. Defansta adam markajı paylaşımında ve alan savunmasında ciddi kademe hataları yaptılar. Gol yollarında ise, Nakoulma oyuna girene kadar üretken olmakta zorlandılar. Zaman, zaman duran top organizasyonlarını denediler ancak onlardan da skora yansıyacak bir sonuç çıkmadı. İlk yarıda yedikleri bir gole rağmen en az üç ya da dört gol yemekten ucuz kurtuldular hal böyle olunca belki ikinci yarıda oyuna ortak olma ümitleri biraz olsun arttı ve oyunun içinde kaldılar.

İkinci yarıya golcüleri Nakoulma’yı oyuna alarak başladılar. Ancak rakibin yine hızlı ve baskılı oyunu karşısında bunaldılar. Bu kez şansları da yanlarında olmayınca kalelerinde iki gol daha görmekten kurtulamadılar. Skor 3-0’a geldikten sonra olay zaten bitmişti şans eseri attıkları tek golde çare olamadı ve yenilgiyi hak ettiler.

Fenerbahçe açısından;

Takım olarak maçın başından sonuna kadar ofansif futbola prim tanıyan ve son dakikalara kadar gol ya da golleri kovalayan taraf hiç kuşkusuz Fenerbahçe takımıydı. Sarı lacivertliler; geçmiş maçlarına kıyasla birden fazla gol attığı daha fazlasını da atabileceği istekli ve kazanmaya endeksli ofansif bir futbol kurgusunu maç geneline çok iyi yansıttılar. Favori oldukları maçı favori gibi oynayarak dış sahada olmalarına rağmen kolay goller bularak rahat bir galibiyet aldılar. Aslında tempolu oynadıkları anlarda Nani ve Van Persie biraz daha gole yönelik pozisyonların içinde olabilselerdi, ilk yarıda ikinci golü bulup maçı erken koparabilirlerdi. Ancak bunu ikinci yarının başlarına ertelediler ve bu yarıda ilk çeyrek geçilirken sekiz dakika arayla peş, peşe iki gol daha bularak olayı sonlandırdılar. Zirve yolunda önemli bir 3 puanı daha hanelerine yazdırmayı başardılar.  

Fenerbahçe’de dikkatlerden kaçmayan bir başka önemli nüans ise; Rakibe sürekli önde baskı yaparak sıkıştıran, tempo yapan, hızlı çıkarak rakip yarı alanda pozisyonlar bulan, skor üreten son derece kolektif bir oyun kurgusu sergileyen kompakt bir takım hüviyetiyle hemen, hemen son dakikalara kadar gole yönelik kolektif atakların sıklığıydı. Bu güzel futbolu 3 golle taçlandırarak ileriye yönelik iyi sinyaller verdiler. Fenerbahçe takımını kutluyorum.