Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENERBAHÇE BİTTİ, OKEY’E DOLANIYOR…

Spor Toto Süper Lig’in 29. haftasında lider Fenerbahçe sahasında konuk ettiği Medikal Park Antalyaspor’u güle oynaya 4-1 gibi farklı skorla yenerek şampiyonluk yarışında önemli bir virajı daha başarıyla geçti.

Konuk ekip Medikal Park Antalyaspor açısından;

Üç büyüklere karşı iyi motive olup başarılı sonuçlar alan Medikal Park Antalyaspor, takım olarak maça kontrollü başladılar. Topun gerisine geçip rakibin topla oynamasına müsaade ederek Isaac, Tita ve Diarra gibi top teknikleri yüksek ve sprinter oyuncularıyla kontratak fırsatları kovalayan bir taktik anlayışını sahaya yansıttılar. Ofansif oynayan rakip karşısında bir duran top organizasyonundan ilk golü yediler. Golden sonra toparlanıp savunmayı orta sahaya yakın kurup, oyunu Fenerbahçe yarı alanına yıkmaya çalıştılar. On dakikalık bu etkili oyun sonucu aradıkları beraberlik golünü buldular. Ancak ilerleyen dakikalarda forvet hattı baskı altında kalıp ileride iyi top tutamayınca orta alanda dirençsiz kaldılar. Fenerbahçe’nin dalga, dalga gelen ataklarını karşılamakta zorlandılar ve kalelerinde ikinci golüde görerek devreyi 2-1 yenik kapatmak zorunda kaldılar. İkinci yarıya baskılı başladılar ancak bu konsantrasyon bütünlüklerini fizik güç yetersizliğinden maç geneline yayamadılar. Özellikle maçın son on dakikasında sürekli baskı yiyen savunmaları iyice bunaldı. Bitime dakikalar kala peş, peşe gelen şok gollerle maçı 4-1 gibi farklı skorla kaybetmek zorunda kaldılar.

Fenerbahçe’ye gelince;

İdeal kadrosunun çok gerisinde olan ve uzun süreçtir bir arada resmi maç oynamayan oyunculardan kurulu bir kadro ile maça çıksalarda büyük takım olma özelliğini maç geneline çok iyi yansıttılar. Oynayanlarla oynamayan futbolcuların aynı performansı sahaya yansıtmaları maçın belirleyici en önemli faktörü oldu. Bu pozitif olgu ise, Fenerbahçe’nin bireysel futbolcuların dışında nasıl bir sistem takımı olduğunu tüm kamuoyuna kanıtladı. Fenerbahçe takımı karşılaşmaya daha baskılı topu ayağında tutan taraf olarak başladılar. İlk yirmi dakika rakibi üstünde ciddi baskı kurup, şut organizasyonları ve kanat ataklarında efektif oldular. Rakip takımın forvet hattını özellikle Lamine Diarra’yı Alves ile çok iyi tutarak bu futbolcunun yönünü kaleye döndürmediler. İlave olarak İbrahim, Uğur ve Tita gibi merkezdeki 3 hızlı rakip orta alan oyuncularına ise sürekli baskı kurarak oyunu kontrolleri altına aldılar. İlk yarıyı 2-1 önde kapattılar. İkinci yarıya skorun verdiği avantajla topun gerisine geçerek başladılar. Özellikle savunmada gösterilen ekstra gayret ve konsantrasyonla pozisyonlara gereğini çok iyi yaptılar. İlk çeyrek geçildikten sonra rakibin fizik olarak oyundan düşmesi ve kaybolan konsantrasyon bütünlüğü Fenerbahçe’nin işine yaradı. Alper’in oyuna girmesiyle son yarım saatte vitesi arttıran sarı lacivertliler, hücumda daha aktif göründüler ve maçın son dakikalarında peş, peşe attıkları gollerle finali müthiş tamamladılar, 4-1.

Haftaya Beşiktaş’ı da devirdikleri takdirde bitime 4 hafta kala şampiyon olacaklar ve Spor Toto Süper Lig’de bitime 4 hafta kala şampiyon olan tek takım olarak yeni bir rekoru kıracaklar. O nedenle Fenerbahçe bitti, okeye dolanıyor. Tebrikler Fenerbahçe….