Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

3 PUANA SELAM, AYNEN DEVAM..

Spor Toto Süper Lig'in 27. haftasında Fenerbahçe, Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda konuk ettiği Bursaspor karşısında sergilediği akıllı taktik anlayışıyla maçı 3-0 gibi farklı skorla kazanarak şampiyonluk yolunda önemli bir adım daha attı.

Konuk ekip Bursaspor ise, gücü oranında iyi mücadele etti. Özellikle ikinci yarıda oyunu forse eden taraftı ancak son çeyrekte güçlü rakibine boyun eğmekten başka alternatifi olamadı ve bu zorlu deplasmandan eli boş dönmek zorunda kaldı.

Bursaspor açısından;

Takım olarak karşılaşmaya tutuk başladılar. Rakibin inanılmaz temposu, kazanmaya istekli ve baskılı futbolu karşısında hiçbir etkinlik gösteremediler. Yedikleri gol dakikasına kadar Fenerbahçe’ye sayısız pozisyonlar verip dört veya beş net golü yemekten şansları sayesinde kurtuldular. Ancak ilk çeyrek geçilirken kalelerinde beklenilen golü gördüler. Golden sonra baskıyı düşüren Fenerbahçe’nin biraz dağınık oynaması ve ileride fazla pres yapmaması sonucu biraz rahatlayıp ileriye çıkmaya başladılar. Özellikle son on dakikada sağ kanttan atak varyasyonlarında bulundular ancak bu ataklardan gol adına bir sonuç çıkmadı ve devreyi 1-0 geride tamamlamak zorunda kaldılar. İkinci yarıya skorun verdiği dezavantaj ve Fenerbahçe’nin gücünü ekonomik kullanma tercihi neticesinde topun gerisine geçmesi sonucu oyunu forse eden taraf konuk ekip Bursaspor oldu. Bu yarıda daha atak başlayıp rakibi hataya zorlayan oyun kurgularını sahaya iyi yansıttılar. Risk alıp çok adamla rakip yarı sahada pres yaparak pozisyonlar bulmaya çalıştılar. Özellikle Fernando Belluschi ile yakaladıkları iki net pozisyonları kullanamayan konuk ekip, son çeyrekte Fenerbahçe’nin kaliteli yıldızlarını durduramayınca maçtan 3-0 yenik ayrılmak zorunda kaldılar.

Fenerbahçe’ye gelince;

Sarı lacivertliler, karşılaşmaya ilk dakikalardan itibaren yüksek tempo, baskılı ve bol pozisyonlu ofansif bir oyun kurgusuyla başladılar. Futbolun doğrularını yaparak, oyunu Bursaspor yarı alanına yıkıp, rakip stoperlere müthiş baskı kurup, sağlı sollu kanat atakları, orta sahayı çok çabuk pas trafiğiyle geçerek geliştirilen organize ataklar, savunma gerisine hızlı adam kaçırmalar ve seri şut organizasyonlarıyla Bursaspor savunmasını adeta abluka altına alıp her geçen dakika bunalttılar. Gol dakikasına kadar dört ya da beş net gol pozisyonundan yararlanamadılar. Fenerbahçe’nin sergilemiş olduğu göze hoş gelen bu tempolu ve son derece kompakt futbol kurgusu sonunda meyvesini verdi ve aranılan gol Kuyt ile geldi. Golden sonra Fenerbahçe biraz tempoyu düşürdü ancak rakibe fazlaca pozisyon vermeden ilk yarıyı kontrolü altında bitirdi.

İkinci yarıya skorun verdiği rahatlıkla topun gerisine geçerek, Bursaspor’un topla daha fazla oynamasına izin verdiler. Ancak bu taktik anlayışı Fenerbahçe takımını rizikoya soktu. Geçen yarım saat içinde Fenerbahçe takımı rakipten yediği baskı sonucu top tutmakta bir hayli zorlandı. Savunmada az adamla yakalanıp kalelerinde tehlikeler atlattılar. Ancak maçın son çeyreğinde Bursaspor baskı kurup atamayınca Fenerbahçe affetmedi. Rakibe verilen toleransı yeterli görüp, vitesi biraz yükseltince ikinci gol geldi ve rahatladılar. Kalan dakikalarda oyun biraz ver gülüm, al gülüm atmosferinde geçerken Fenerbahçe’nin üçüncü golü geldi ve olay bitti. Rakibine kıyasla çok kaliteli star oyuncuları olan Fenerbahçe takımı, Kuyt, Emenike, Sow ve Webo dörtlüsüyle bu sezon oynadıkları zorluk derecesi yüksek olan maçlarda ya da oyunun belirli bölümlerinde zorlandıkları anlarda kolay ve farklı galibiyetlere ulaşmasını bildiler.  

Sonuç olarak bitime 7 hafta kala en yakın rakibine olası 3 puanı da eklersek tam 13 puan fark atarak işi bitirdiler diyebiliriz. Bundan sonrası teferruat… Fenerbahçe takımını kutluyorum.