Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

HARİKA FUTBOL 3 PUAN…

Spor Toto Süper Lig'in 15. haftasında Mersin İdmanyurdu’nu konuk eden Fenerbahçe maç genelinde üstün oynadığı ve çok sayıda gol kaçırdığı karşılaşmayı 1-0'lık skorla kazandı.

Konuk ekip Mersin İdmanyurdu açısından;

Maçın ilk on dakikası dışında karşılaşma genelinde hiçbir varlık gösteremeyen konuk ekip Mersin İdmanyurdu önce şansı daha sonra da kalecisi Mihaylov sayesinde farklı yenilgiden kurtuldu. Karşılaşmaya gol arayarak ofansif bir futbol kurgusuyla başladılar. İlk çeyrek geçilirken birkaç kez rakip kalede pozisyonlar bulup tehlikeler ürettiler. Sonraki dakikalarda Fenerbahçe’nin oyuna ağırlığını koyması sonucu tüm oyun planları bozuldu. Yedikleri gol sonrasında orta alanda dirençleri tamamen kırıldı. O bölgede yapmış oldukları top kayıplarında geriye dönmekte bir hayli zorlanarak rakibe ciddi anlamda pozisyonlar verdiler. Konuk ekibin en çok aksayan yönü ikinci ve üçüncü bölgelerde top tutmakta zorlanmaları oldu. Özellikle hücum hattındaki Futacs’ın yaptığı top kayıpları ve etkin olamaması Mersin İdmanyurdu adına ciddi sayılabilecek handikaptı.

İkinci yarıda Rıza hoca durumu fark edip oyuncu değişikliklerine giderek ofansif yönü güçlü olan bir takımla maça müdahale etmeye çalıştı. Amaç Galatasaray maçındaki gibi rakibi kilitleyerek oynatmamak ve hızlı çıkışlarla skor üretmekti ancak o hesapta tutmadı. Savunması dağınık orta sahası dirençsiz, forvet hattı skor üretemeyen çok kötü bir Mersin İdmanyurdu takımını gördük kalan dakikalar içinde. Oyunun son bölümlerinde biraz Fenerbahçe yarı alanında görünmeye çalıştılar ancak kolektif bir takım oyunu olamayınca skor üretmek adına istenen olmadı ve şansları sayesinde farklı skorla yenilmekten kurtuldular.

Fenerbahçe’ye gelince;

Fenerbahçe geçmiş haftalara kıyasla özellikle ikinci yarıda daha istekli ve etkili bir futbol oynayan takım hüviyetindeydi. Karşılaşmaya kontrollü başladılar. İlk dakikalarda oyunu tam olarak organize edemediler. Kalelerinde gördükleri birkaç pozisyon dışında rakibe fazla atak şansı tanımadılar. İlk çeyrek geçilirken oyuna ağırlıkları koyup, istikrarlı ve ofansif futbol kurgularını maç sonuna kadar devam ettirdiler. Özellikle yirminci dakikadan sonra sahanın her yerinde oyunun hakimi oldular. Orta alanı çok rahat geçip, topu ayağa iyi oynayarak kanat varyasyonlarını çok iyi yaptılar. İlk yarım saat içinde arzuladıkları golü bularak devreyi 1-0 önde tamamladılar.

İkinci yarıda oyunun mutlak hakimi olan taraf sarı lacivertlilerdi. Bu yarıda kaçan goller ve kaçan penaltı da dikkate alınırsa Fenerbahçe bu maçı 6-7 gibi farklı skorla bile kapatabilirdi. Aslında ikinci golü bulabilselerdi bu skor çok rahat gerçekleşebilirdi. Özellikle kanat bekleri Gökhan ve Caner’in hücuma katkısı, takım olarak topun olduğu yerde çoğalmak, savunma hattını öne çıkartarak alan daraltmak, organize takım presi, akıcı pas oyunu gibi müthiş bir ofansif futbol kurgusunu çok güzel sergilediler. Kuyt ve Sow çok diri ve formda olan futbolculardı. Sprinter özellikleri ve yüksek top teknikleriyle rakip ceza sahası içinde çok sayıda net pozisyonlara girdiler ancak final vuruşlarını istedikleri gibi yapamayınca skor üretemediler. 

Sonuç olarak; Fenerbahçe takımını özetlersek; maç genelinde fiziksel, taktiksel, psikolojik açılardan sergiledikleri seyir zevki olan güzel futbol kurgularıyla altın değerinde bir galibiyet daha alarak ligin 15. haftasında zirve mücadelesinde puanını 33’e yükseltmeyi başardılar. Fenerbahçe takımını kutluyorum.