Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

NANİ’YE SELAM 3 PUANA DEVAM..

Spor Toto Süper Lig'in 3. haftasında Fenerbahçe, iç saha avantajı ve taraftarı önünde konuk ettiği Antalyaspor'u star oyuncusu Nani’nin şapka çıkartılacak usta işi attığı golleriyle 2-1 mağlup ederek önemli bir galibiyet ve altın değerinde 3 puanı almayı başardı.

Ligin ilk iki maçını kolay galibiyetlerle tamamlayan konuk ekip Antalyaspor, güçlü rakibi Fenerbahçe’ye karşı fazla direnemedi. Zaten güçler dengesinin ön plana çıktığı ve Antalyaspor açısından zorluk derecesi yüksek olan bu kritik maçı tüm mücadelelerine rağmen puansız tamamlamak zorunda kaldılar.

Konuk ekip Antalyaspor açısından;

Spor Toto Süper Lig'de ilk ciddi rakip ile zor bir dış saha maçına çıkan konuk ekip Antalyaspor takımı, önceki maçlarına kıyasla o kompakt takım hüviyetinden uzak, savunma futbolu ağırlıklı bir oyun kurgusunu sahaya yansıtmak zorunda kalarak maça başladılar. İlk yarının aşağı yukarı tamamını rakip ataklarını karşılamakla geçirdiler. Maçın belirli bölümlerinde zaman, zaman skora etki edemeyen hızlı çıkışları oldu sadece o kadar. İlk yarının son dakikalarında Fenerbahçe’nin iyice artan baskılı ve bunaltıcı ofansif futbolu karşısında daha fazla direnemeyerek kalelerinde ilk golü gördüler ve devreyi 1-0 geride tamamlamak zorunda kaldılar.

İkinci yarıda da oyun kurgularında skor üretmeye yönelik her hangi bir taktik varyasyonları pek olamadı. Sadece dalga, dalga gelen Fenerbahçe ataklarına karşılık vermeye çalıştılar. Topa sahip oldukları anlarda Fenerbahçe’nin sert presi nedeniyle pas trafiği yapmakta, top çevirmekte ve oyunu tutmakta çok zorlandılar. Bitime yarım saat kala kendi yarı alanlarında Fenerbahçe’den yine baskı gördükleri bir anda ani kazandıkları topla Samuel Eto'o topu bir süre taşıdıktan sonra savunma arkasına sarkmaya çalışan Guilherme'ye gönderdi. Kadlec topu uzaklaştırmak isterken dengesini kaybedip yere düşünce boşta kalan topu ceza sahası yayının üzerinde Guilherme yaptığı şık ve düzgün vuruşla ağlara gönderdi ve sürpriz bir şekilde skoru 1-1'e taşıdılar. Golden sonara Fenerbahçe’nin durakladığı birkaç dakikada fırsatı değerlendirerek biraz daha ofansif göründüler. Yakaladıkları bir, iki pozisyonlar oldu ancak onlarda skoru etki edecek kalitede değildi. Sonraki dakikalarda Antalyasporlu futbolcular mücadele etmek yerine sık, sık yere yatarak oyunu soğutmak ve dakikaları tüketmek adına çok ucuz hamlelerde bulunarak yenilmemenin bir başka formülünü bu tür şark kurnazlığıyla bulmaya çalıştılar. Aslında bu formül tutuyordu ve tam beraberliği kopardıklarını zannettikleri uzatma dakikalarında Fenerbahçe’nin starı Nani,  bir duran top organizasyonundan öylesine enfes bir vuruş yaptı ki adeta Kadıköy’ü sallayan bu şut Antalyaspor ağlarına gol olarak gidince, Antalyaspor açısından onca yapılan bu ucuz hesaplarda bir işe yaramadı ve 3 puanı İstanbul’da bırakmak zorunda kaldılar.

Fenerbahçe’ye gelince;

Takım olarak her geçen hafta üste koyan katma değerli futbol kurgusuyla hem domestik lig hem de Avrupa arenasında hızla seviye kat etmeye başladı. Hafta arasında 3-0 gibi aldığı net skorlu galibiyetle UEFA Avrupa Ligi’ne kalmayı başardılar. Hemen arkasından birkaç gün sonrasında ligin zirvesinde bulunan önemli rakiplerden sayılabilecek bir performans sergileyen Antalyaspor’u yenerek haftayı 3 puanla kapatmaları iyiye gidişatın net göstergesi oluyordu.

Maça dönersek; Fenerbahçe takımı karşılaşmaya arzulu, coşkulu ofansif bir futbol kurgusuyla başladı. Tempo olarak yüksek, üretkenlik olarak pek etkili değil gibi görünseler de bu baskılı oyun sistemiyle rakibe de hiç pozisyon vermediler. Hızlı oyun kurgusu, rakibe önde basarak sert preslerle Antalyaspor’a oynama fırsatını vermediler. Önde baskı kolektif hızlı hücum organizasyonları karşısında konuk ekip Antalyaspor’u ileriye çıkartmadılar. Antalyaspor, değil hücum varyasyonları yapmak kendi yarı alanında oyun dahi kuramadı. Fenerbahçe’nin bu tempolu futbolu bazılarına etkisiz ataklar gibi gelse de dakikalar ilerledikçe seviye, seviye katlanarak sonuçta arzulanan golün gelmesine neden oldu.  İlk yarının son dakikalarında baskısını iyice arttıran sarı-lacivertliler aradığı golü devrenin bitimine 3 dakika kala buldular. Sol kanattan aut çizgisine yakın bir noktadan Hollandalı yıldız Robin van Persie’nin ceza sahasına yaptığı harika ortasına Nani çok şık bir kafa vuruşuyla topu ağlara gönderip takımını 1-0 öne geçirdi. Ve Fenerbahçe bu golle ilk 45 dakikayı 1-0 önde tamamlayarak soyunma odasına galip giden taraf oldu.

İkinci yarıya da oyunun kontrolünü elinde tutup, skor üretmek isteyerek başlayan taraf yine Fenerbahçe takımıydı. Bu yarıda kanatları da etkin kullanarak rakip üstünde ciddi baskılar kurdular. Diego, Alper, Nani, Robin van Persie gibi yıldızlarıyla sürekli ataklar geliştirip skoru artırma çabaları gösteriyordu Fenerbahçe takımı. Bitime yarım saat kala yine rakip yarı alanda atak tazelerken ani gelişen Antalyaspor hücumunda basit bir savunma hatasından kalelerinde sürpriz beraberlik golü gördüler. Gol sonrası birkaç dakikalığına duraklamaya giren Sarı lacivertliler kendi yarı alanında rakibe birkaç pozisyonlar verdiler. Ancak kaleci Volkan’ın dikkati ve savunma kurgusu rakip takıma gol şansı tanımadı. Yeniden çabuk toparlanan Fenerbahçe’nin baskılı oyunu ve galibiyet için istikrarı maçın uzatma dakikalarına kadar devam etti ve son uzatma dakikasında kazılan bir duran top organizasyonunda gecenin yıldızı Nani çok usta işi bir vuruşla harika golü Antalyaspor ağlarına gönderince futbolun güzelliği ve enteresanlığı bir kez daha ortaya çıktı. Fenerbahçe baştan sona sergilediği ofansif futbolun mükafatını son dakikada da olsa almayı başardı. Fenerbahçe takımını kutluyorum.