Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENERBAHÇE’DEN İLK PUAN KAYBI.

Spor Toto Süper Lig'in 4. haftasında Akhisar Belediyespor ile dış sahada oynayan Fenerbahçe, ligde ilk yenilgisini aldı. Haftalardır Yunan golcüsü Theofanis Gekas ile galibiyetler alan ev sahibi Akhisar Belediyespor bu maçı da boş geçmedi ve 3 puanı almayı başardı.

Akhisar Belediyespor açısından;

Geçen sezondan kalan iç saha galibiyeti serisini bu sezonda 4. haftaya kadar devam ettirmeyi başaran ev sahibi ekip maça kompakt bir takım görüntüsünde kazanmaya istekli olarak başladılar. Daha ilk dakikalarda  Bilal Kısa ile yakaladıkları net pozisyonuyla gol sinyallerini verdiler. Takım olarak önce rakibi iyi durdurdular. Özellikle orta alanda Bilal, Merter ve Zokora’nın etkili oyunları, rakibe kurulan baskı,  adam markajları ve gol yollarına yaptıkları iyi servislerle takım olarak oyunun hakimiyetini maç geneline iyi taşıdılar. Savunma güvenliğini ön plana çıkartıp Fenerbahçe’den gelen her türlü kanat ortaları, aralara ve çaprazlara atılan topları sürekli olarak aldılar. Kazandıkları topları ayağa oynayarak çok çabuk kullanıp, isabetli kısa pas organizasyonlarıyla topu Bilal ile buluşturup, Gekas’a pozisyonlara hazırladılar. Ofansif anlamda her iki kanat varyasyonlarını iyi yaptılar. Takım direnci ve oyun disipliniyle golcüleri Gekas arasındaki koordinasyon iyi olunca da kolay goller bulup maçı kazanmasını bildiler. 

Fenerbahçe’ye gelince;

Maç genelinde takım olarak konsantrasyon bütünlüklerini sahaya iyi yansıtamadılar ve hal böyle olunca rakibi etkileri altına alabilecek baskıyı kuramadılar. Fenerbahçe takımı ilk yarı boyunca en fazla on dakikalık fizik üstünlüğü gösterebildi ve sonraki dakikalarda düşük tempoyla oynadılar. Orta alanda Diego, maç boyunca Zokora ve Merter’in markajları ve faullerinden kurtulamadı. Diğer oyuncularda orta alanı yönlendirecek kurguyu rakip üzerinde kuramadılar. Webo’nun bölgesine iyi servisler olamadı. Takım halinde organize olup, Gökhan ve Caner için kanat varyasyonlarına yeterli destekler gelemedi. Rakip savunma arasına atılan pas kayıpları çok oldu ve dönen toplar sürekli olarak rakip orta sahası tarafından alındı. Skor olarak geriye düşüp ikinci yarının hemen başlarında farkın ikiye çıkması Fenerbahçe forvet hattındaki golcüler üzerinde baskının artmasına neden oldu. Sow, Emenike ve Webo’nun buldukları pozisyonları kalabalık savunma içinde bir an evvel skor üretme telaşı içine girmeleri sonucu arzulanan gol gelmedi. Aslında bir gol atılabilseydi Fenerbahçe maçı çok rahat çevirebilirdi. Özellikle ikinci yarının tamamında topa sahip olan, son çeyrekte baskıyı ve tempoyu artıran taraf sarı lacivertlilerdi. Rakiplerine kıyasla topu daha fazla oyunda tutan, pas yüzdesini artıran, rakip ceza alanına daha fazla ortalar yapan taraf hiç kuşkusuz Fenerbahçe takımıydı. Bulunabilecek bir gol maçın çevrilmesine ve hatta galibiyete büyük ölçüde etken olacaktı. Ama olmadı. Sonuçta Fenerbahçe sezonda ilk yenilgisini aldı. Rakiplerin puan kaybettikleri bir hafta avantajı kullanamadılar.

Sonuç olarak; Fenerbahçe açısından son dört haftanın verilerine bakıldığında; her geçen hafta yükselen bir trend var. Topa daha çok sahip olma, iyi pas organizasyonu, rakip ceza alanına yapılan isabetli ortaların yüzdesi ligin standartlarının üstünde. Tek sorun final vuruşlarındaki eksiklik. Onu da ilerleyen haftalarda bu Fenerbahçe takımı çok rahat kapatır ve lige ağırlığını koyar. Fenerbahçe taraftarları rahat olsunlar. Çünkü Fenerbahçe’n in kadrosu rakiplerine kıyasla çok, çok iyi durumda. Önemli olan takım halindeki konsantrasyon bütünlüğünü yakalamak. Kısa süreçte Fenerbahçe büyük takım olma özelliğini gösterecektir.