Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

GALİBİYET HER TÜRLÜ HATAYI ÖRTER.

Spor Toto Süper Lig'in 4. haftasında zorlu Kasımpaşa deplasmanına çıkan Fenerbahçe, bu kritik maçı 1-0 kazanarak önemli bir 3 puanı hanesine yazdırmayı başardı. Bu sonuçla puanını 10’na çıkartan sarı lacivertliler zirvedeki yerini kurudu.

Maç genelinde orta saha bütünlüğünü korumaya yönelik oyun kurgusu sergileyen ev sahibi takım Kasımpaşa’nın mücadelesi maçı çevirmeye yetmeyince ne yazık ki 3 puanı kaybeden taraf oldular.

Ev sahibi Kasımpaşa açısından;

Geçtiğimiz sezonun en çok gol yiyen takımlarından olan Kasımpaşa, bu maçta da benzeri bir handikaba düşmemek için güçlü rakibi Fenerbahçe karşısında savunma güvenliğini ön plana çıkartan bir oyun kurgusuyla maça başladılar. Orta sahayı 5 futbolcuyla kalabalık tutup, savunmada uzun stoperler ve hemen önlerinde oynayan yine uzun boylu bir libero ile öncelikle gol yememek adına defansif ağırlıklı garantili bir futbolu sahaya yansıtmaya çalıştılar. Zaman, zaman ileriye çıktıklarında sol kanattan hücum varyasyonlarını denediler ancak gol yollarında yeterli konsantrasyonları olamadığından skor üretemediler. Fenerbahçe’ye karşı pozisyon bulmakta zorlanan Kasımpaşa takımı ilk yarının bitimine sayılı dakikalar kala bir duran top organizasyonundan kalelerinde golü gördüler.

İkinci yarıda skorun verdiği dezavantajla biraz daha ofansif oynar gibi göründüler ancak net pozisyon bulmakta oldukça zorlandılar. Ofansif olarak iyi olamayan, rakip ceza sahasına etkili giremeyen ev sahibi takım uzaktan attıkları şut organizasyonlarıyla skor üretmeyi denediler ancak o girişimlerinde de başarılı olamadılar. Ayrıca maçın son bölümlerinde ani ve kolektif gelişen Fenerbahçe hücumlarında kalelerinde önemli gol tehlikeleri yaşadılar.  Sonuçta 1-0 geriye düştükleri maçı çeviremediler ve yenilgiyi hak ettiler.

Fenerbahçe’ye gelince;

Maçın kaderini her an değiştirecek önemli oyuncularının eksikliğiyle takım konsantrasyon bütünlüğü dezavantajı ve lige verilen aranın negatif sendromu ile maça başlayan sarı lacivertliler coşkulu bir savunma kurgusu ve akıllı hücum varyasyonlarıyla zorluk derecesi yüksek olan bu kritik maçtan arzuladıkları 3 puanı almasını bildiler.

Maç genelinde gayet sakin, kontrollü, planlı ve programlı takım konsantrasyon bütünlüğünü maça iyi yansıtıp, akıllı taktik anlayışıyla galibiyeti almayı başardılar. İlk yarı genelinde rakibe pozisyon vermemekle birlikte golü arayan taraf Fenerbahçe takımı oldu. İlk dakikalarda Hollandalı yıldız Van Persie ile üst, üste net pozisyonlar bulan Fenerbahçe takımı, ilk yarının sonlarına doğru dakikalar 42’yi gösterirken. Nani'nin soldan kullandığı köşe atışında altı pas üzerinde Veysel'e rağmen gol vuruşunu gerçekleştiren De Souza, topu filelere gidince skoru tayin etti. (0-1)

İkinci yarıda kontrollü bir oyun kurgusu sergileyen sarı lacivertli takım; adeta futbolun karşıtlar oyunu olduğunu, gol atmak kadar gol yememenin de önemini kanıtlayan bir oyun kurgusunu sahaya iyi yansıttılar. Rakibe önemli sayılabilecek hiç pozisyon vermeyen güçlü bir savunma kurgusu sergilerken, ofansif olarakta Kasımpaşa yarı alanda 2. gol girişimlerini ihmal etmeyen ve net pozisyonları bulan taraf yine Fenerbahçe takımı oldu. Her ne kadar eleştirilseler de sarı lacivertli futbolcular, takım olarak galibiyeti istediler ve aldılar. Puan yarışına dayalı bir ligde önemli olan iyi ya da kötü futbol oynamak değil, galip gelmektir. Çünkü 3 puan, iyi futbol oynayana değil galip gelene veriliyor. Galibiyet ise her türlü hatayı örtüyor.

Şimdilerde dikkatlerde kaçabilir ancak şampiyonluk yarışında özellikle ligin son haftalarında olası alınması gereken bu tür 3 puanların kıymeti ancak o vakitlerde anlaşılıyor. O nedenle alınan bu 3 puandan dolayı Fenerbahçe takımını kutlamak gerekir. Ağır eleştiriler yerine olaya bir de bu açıdan bakılsa, ne dersiniz hoş olmaz mı?