Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENERBAHÇE’DEN BİR FLAŞ GALİBİYET DAHA..

Spor Toto Süper Lig 17. haftasında Kasımpaşa'ya konuk olan Fenerbahçe, baştan sona etkili oynadıkları maçta Dirk Kuyt ve Caner Erkin'in golleriyle zorluk derecesi yüksek olan karşılaşmayı 3-0 kazanarak sezonun ikinci yarısına önemli bir galibiyetle başladı.

Ev sahibi Kasımpaşa açısından;

Bu maça kadar sahasında yenilgi yüzü görmeyen Kasımpaşa, güçlü rakibi karşında ne sergiledikleri futbol olarak ne de gol atma becerileri açısından maç genelinde etkili olamadılar. Takım halinde konsantrasyon bütünlüklerini maça yansıtamadılar. Kasımpaşalı bir çok futbolcularda duyarsızlık, kondisyon eksikliği ile güdü ve beceri arasındaki uyumsuzlukları içeren ve psikoloji ilminde “Sensomotorik olarak tanımlanan duyu-hareket çatışmalarının su yüzüne çıktığı dikkatlerden kaçmadı.

Maça konsantre olamayınca doğal olarak rakibe üstünlük kuramadılar ve sarı lacivertlilerin başarılı futboluna karşılık veremediler. Özellikle ilk yarı orta alandaki üçlüleri Fenerbahçe takımından pres yiyince takım olarak ileri çıkmakta zorlandılar. Zaman, zaman üçüncü bölgeye taşıdıkları topları iyi kullanamadılar ve o bölgede top tutmakta zorlandılar. Savunmada dengesiz yakalanarak rakibe ciddi pozisyonlar verip kalelerinde golü gördüler Bu handikap ikinci yarının önemli bölümlerinde de devam edince iki golde ikinci yarıda yediler. Özellikle yedikleri ikinci golden sonra oyun motivasyonlarını iyice kaybettiler. Kalan dakikaları rakip ataklarını karşılamakla geçiren Kasımpaşa takımı uzatmalarda yedikleri 3. golle karşılaşmayı hak ettikleri yenilgiyle tamamlamak zorunda kaldılar.

Fenerbahçe’ye gelince;

Emre, M.Topal ve 60. dakikadan sonra Meireles gibi orta alanın A takımı sayılabilecek önemli yıldızlarından yoksun olmalarına rağmen çok kolay bir galibiyet almayı başardılar. Fazla ekstra işler yapmadan, iyi takım savunması yapıp rakibe pozisyon vermeden ilave olarak ofansif futbol performanslarını sahaya iyi yansıtarak sergilemiş oldukları akıllı futbol kurgularıyla zor sayılabilecek önemli bir deplasmandan altın değerinde farklı skorlu güzel bir galibiyet almayı başardılar.

Fenerbahçe takımı, rakibine gücünü ve kararlılığını hissettirerek maça yüksek tempoda başladı. Rakibine kıyasla daha ciddi, daha istekli bir oyun kurgusunu sahaya yansıttılar. Kasımpaşa orta alanındaki Tunay, Scarione ve Babel üzerine yaptıkları baskı sonucu rakibi ileriye çıkartmadılar ve Kasımpaşa takımının tüm ofansif oyun planlarını bozdular. Fenerbahçeli futbolcular ilk yarı boyunca birbirlerine yakın oynayıp, iyi yardımlaşarak çok adamla oyunu rakip yarı alana yıktılar. Takım boyunu kısaltıp alan daraltarak maçı yaklaşık 35 ile 40 metrede oynamayı başardılar. Gerek kanat atakları ve gerekse organize geliştirilen hücum varyasyonlarında etkili oldular. Rakip yarı alanda dönen tüm topları aldılar. İlk çeyrek geçilirken aradıkları golü bulup oyunu ikinci bölgede kabul edip kalabalık ve etkili bir takım savunmasıyla ilk yarıyı 1-0 önde tamamladılar.

İkinci yarıya skor avantajıyla düşük tempoda başladılar. Ancak oyunun kontrolünü ellerinde tutup, topun kendilerinde kalmasını sağlayan bir futbol kurgusunu sahaya iyi yansıttılar. Bu yarının belirli bölümlerinde Kasımpaşa’nın baskı kurmaya çalıştığı dakikalarda ani geliştirdikleri harika bir takım yardımlaşmasıyla oluşan organize atakla Hollandalı yıldızı ve gecenin adamı olan Kuyt ile ikinci golü buldular. Bu golden sonra oyundan iyice kopan rakip Kasımpaşa karşısında  maçın kontrolünü eline geçiren Fenerbahçe, uzatma anlarında gollerde büyük payları olan Diego Ribas'ın asistinde bu kez Caner Erkin'in golüyle skoru 3-0'a getirdi. Böylece Fenerbahçe takımı son altı maçta altıncı galibiyetini alarak zirve yolunda önemli bir engeli daha aşmayı başardı. Fenerbahçe takımını kutluyorum.