Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENERBAHÇE ÖNEMLİ BİR 3 PUAN DAHA KAYBETTİ.

Spor Toto Süper Lig'in 20. haftasının en zor ve sonucu en çok merak edilen maçında Sivasspor’a konuk olan lider Fenerbahçe; istekli başladığı ve 10 kişi kalıp skor olarak geriye düştüğü maçı çeviremeyerek önemli bir 3 puan daha kaybetti. Bu maça kadar iç sahada oynadığı 3 maçını kazanan ev sahibi Sivasspor ise Fenerbahçe’yi de yenerek üst üste 4. galibiyetini aldı.   

Ev sahibi Sivasspor açısından;

Geçmiş maçlarına kıyasla iç sahada baskılı oynayıp, oyun üstünlüğünü rakiplerine kabul ettiren oyun kurgularının tam tersine tutuk bir futbol oynayarak maça başladılar. İlk yarı boyunca rakibe üstünlük sağlayamadıkları gibi, net pozisyonlar verdiler. Hatalı hakem kararıyla birde penaltıdan kurtuldular. İlk 20 dakika geçilirken rakibin 10 kişi kalması maçın kırılma noktası oldu. 70 dakika bir adam fazla oynama avantajını ikinci yarıda iyi değerlendirip, skoru lehlerine çevirmeyi başardılar. Savunmanın sağında oynayan Sivasspor takımının tüm hücum organizasyonları ve pas trafiğini yönlendiren Cicinho, karşısında oynayan Caner unsurundan dolayı maçta pek varlık gösteremezken, 20. dakikadan sonra rakibin 10 kişiye düşmesi ve Caner’in sol kanatta yalnız kalarak ileriye pek çıkamaması durumunu avantaja dönüştürüp, pas ve kanat atak varyasyonlarını iyi yaparak forvet hattına verdiği destekle, özellikle ikinci yarıda takımının ofansif oyununa büyük güç kattı. İkinci yarının ilk on dakikasından sonra oyuna ağırlığını koyan Sivasspor takımıydı. Maçın son bölümlerinde Fenerbahçe’nin gol silahı olan Sow’unda sakatlanarak oyundan çıkması sonucu maçta ibre ev sahibi takımın lehine çevrildi. Son 10 dakikada atılan ikinci golle Sivas takımı maçıda 3 puanıda alan taraf olmayı başardı.

Fenerbahçe gelince;

İstekli ve kararlı başladıkları maçta oyunun üstünlüğünü eline geçiren taraftılar. İyi pas oyunu, organize hücum atakları, rakip üstünde kurulan kolektif baskıyla Sivasspor ceza sahası çevresinde ve içinde net pozisyonlar yakaladılar. Verilmeyen birde net penaltıları oldu. Hakemin bu kararı Fenerbahçeli futbolcular üzerinde psikolojik gerginlik yaratı. İlk 20 dakika geçilirken Egemen’in kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakması maçın adeta kırılma noktası oldu. Tüm bu olumsuzluklara ve bir adam eksik oynamalarına rağmen Fenerbahçe takım olarak; ilk yarıda oyun disiplininden kopmayarak mücadelelerini bırakmadılar. İkinci yarıya istekli başladılar. Bu yarının ilk dakikalarında oyunun üstünlüğü yine Fenerbahçe takımındaydı.  Özellikle Kuyt ve Sow, Sivasspor'un ceza sahasında ciddi gol pozisyonları yakaladılar. Yine bunlardan bir tanesinde Sarı-Lacivertlilerin kaçırdığı gol pozisyonu sonrası, Sivasspor'un ani başlayan bir kontratağında ev sahibi takım adına gol geldi ve Aydın Karabulut dakikalar 58’i gösterirken golünü atarak takımını 1-0 öne geçirdi. Fenerbahçe takımı gerek bir adam eksik oynaması ve gerekse hiç beklemediği bir anda şok bir golle skor olarak 1-0 geriye düşmesi sonucu konsantrasyon kaybı yaşadı. Fizik olarak oyuna istedikleri ağırlıklarını koyamadılar. Takım olarak hücuma etkili çıkamadılar ve gol bölgelerinde çoğalamadılar. Negatiflik kurgusuna ilave olarak bir de Sow eklenip, sakatlanarak oyunu terk edince Fenerbahçe takımının forvet hattında vurucu güçleri tamamen bitti. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Fenerbahçe takımı yinede maçın içinde kalarak beraberlik için ataklarını arttırmaya çalıştılar ancak beraberliği getirecek golü bulamadılar. Hatta maçın son bölümlerinde Alper Potuk ve Kuyt, ikilisi Sivas ceza sahasında tehlikeli pozisyonlar yaratsalarda, gol olacak final vuruşlarında başarı olamadılar. Akabinde yenilen ikinci golle birlikte Fenerbahçe takımı 3 puanı hedeflediği zorluk derecesi yüksek olan bu kritik maçta Sivas'tan yenik ayrılarak İstanbul'a dönmek zorunda kaldı.

Fenerbahçe’nin art arda yaşadığı puan kayıplarında hiç kuşkusuz en önemli etken gol yollarındaki Emmanuel Emenike, Webo ve Sow gibi skorer oyuncularının sakatlığıdır. Yoksa takım içindeki yardımlaşma ve kolektif oyun bütünlüğünden eksilen bir şey yoktur. Yakın bir gelecekte beklenen o vurucu forvet hattı yeniden gelecektir. Önemli olan Fenerbahçe’nin bu süreçleri en az kayıpla atlatmasıdır.