Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENER’DEN ÇOK ÖZEL VE ANLAMLI BİR GALİBİYET.

Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında dev derbide sahasında Galatasaray’ı konuk eden Fenerbahçe, coşku olarak, tempo olarak, olağan üstü mücadele olarak müthiş oynadığı zorluk derecesi yüksek olan bu kritik maçı 1-0'lık skorla kazandı ve Galatasaray'ın Kadıköy'deki galibiyet özlemini ise 16 yıla çıkarttı.

Konuk ekip Galatasaray açısından;

Takım olarak, tahminlerin ötesinde maça önde basarak ve iyi pas yaparak hızlı başladılar. Yaklaşık ilk yirmi beş dakika etkili bir ofansif oyun kurgusunu maça yansıtır gibi oldular. Ancak ilerleyen dakikalarda yine beklentilerin aksine ciddi anlamda performans düşüklüğünü içine düştüler. Özellikle rakipten yedikleri baskı sonucu geriden derinlemesine ve uzun atılan toplar ve bazı futbolcuların oyundan düşmesi Galatasaray’ın oyun kurgusunu negatif yönde etkiledi. Hal böyle olunca kalan dakikalarda oyunun hakimiyetini Fenerbahçe’ye vermek zorunda kaldılar. Son yirmi dakikada iyice artan Fenerbahçe atakları karşısında İlk yarıyı şanları sonucu gol yemeden bitirdiler.

Ancak ikinci yarı Fenerbahçe’nin baskılı ve bunaltıcı atakları karşısında çok zorlandılar. Baskı karşısında top çeviremediler, pas organizasyonları yoktu. Zaman, zaman kaleye karşı cepheden geliştirdikleri nadiren kolektif hücumlarda ve zaman, zaman da kanat varyasyonlarında etkili olamadıkları gibi geride Fenerbahçe’ye geniş alanlar bırakıp pozisyonlar vererek kalelerinde ciddi anlamda tehlikeler yaşadılar. Tüm bunlara rağmen temkinli oynayıp beraberliği korumaya çalışmaları bitime son on dakikaya kadar dayanabildi. Kazanmaya istekli oynayan gol için tüm çabalarını sarf eden Fenerbahçe karşısında beklenen golü kalelerinde görerek, yenilgiyi hak ettiler. Bu sonuçtan sonra Galatasaray'ın Kadıköy'deki galibiyet özlemi 16 yıla çıktı.!!

Fenerbahçe’ye gelince;

Maça çok iyi konsantre olup, ilk yarının ortalarından itibaren maç genelinde futbolun doğrularını yaparak tempo, yardımlaşma, dayanıklılık, güç ve organizasyon kurgusunu takım olarak sahaya çok iyi yansıttılar.

İlk yarının son yirmi dakikasında Emre, Diego ve Mehmet Topal’ın ofansa yönelik oyun kurguları, ileride iyi top tutmaları, iyi pas organizasyonları, Kuyt, Emenike ve Sow’un rakip stoperlere baskısı ve savunmanın dengesini bozması Fenerbahçe’nin inanılmaz ölçüde doğru hücum organizasyonları geliştirmesine neden oldu. Sadece direnç göstermeye çalışan rakibini baskısı altına alarak her geçen dakika adeta onlara nefes aldırtmayarak ciddi anlamda bunalttılar ancak tüm arzu ve isteklerine rağmen ilk yarıda aradıkları golü bulamadılar.

İkinci yarıya da müthiş bir baskıyla başlayan ve oyunu rakip kaleye yıkarak adeta tek kale oynayan sarı lacivertliler, Galatasaray ceza sahası içinde ve çevresinde yakaladıkları çok sayıdaki pozisyonları yine değerlendiremediler. Ceza sahası çevresinden çekilen etkili şutlar, direkten dönen ve direği yalayıp giden toplar, ceza alanı içinde iki, üç metreden kaçan pozisyonlar… Tüm bunlara rağmen sarı lacivertliler müthiş mücadelelerinden de asla ödün vermediler. Dakikalar ilerledikçe takım halinde konsantrasyon bütünlüklerini maça daha fazla yansıttılar. Yardımlaşma, saha parselizasyonu, kanat beklerinin hücuma katkısı, topun olduğu yerde çoğalmak, savunma hattını öne çıkartarak alan daraltmak, organize takım presi, akıcı pas oyunu gibi modern futbolun gereksinimlerini fiziksel, taktiksel, psikolojik açılardan kolektif ruh ve kolektif oyun yapısı içinde takım olarak sahaya çok iyi yansıttılar. Sergilemiş oldukları bu güzel futbol kurgularını birde Kuyt’ın attığı güzel golle süsleyerek altın değerinde bir galibiyet alıp, zirve yolundaki mücadelelerini sürdürmeyi başardılar.

Sonuç olarak Fenerbahçe birkaç haftadır puanlar kaybediyor ancak çok iyi futbol oynuyordu. Hatırlanacağı üzere bu takım birisine patlayacak demiştim. İşte Pazar akşamı hem de Galatasaray gibi bir takıma Fenerbahçe’nin sahaya yansıttığı baskılı, mücadeleci ve coşkulu futbol bu kez skora yansıdı ve zirvede şampiyonluğun yine en güçlü adayı konumuna geldiler. Büyük takım olma özelliğini tüm kamuoyuna bir kez daha yansıttı Fenerbahçe. Tebrikler.