Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FUTBOL YERİNE SERT OYUN VE HATALI KARTLAR ÖN PLANA ÇIKTI.

Spor Toto Süper Lig'in 28. haftasında iki ezeli rakip Galatasaray ile Fenerbahçe, Türk Telekom Arena'da karşılaştı. Sahada futboldan daha çok gerginlikler ve 16 sarı, 2 kırmızı kartların ön plana çıktığı maçta ev sahibi Galatasaray müsabakayı 1-0 kazandı.

Ev sahibi takım Galatasaray açısından;

Galatasaray takım olarak, yüksek tempoda ve sert oynayarak önde baskı yapan ofansif bir oyun kurgusuyla maça başladılar. Hızlı ve top tekniği yüksek orta alan oyuncularıyla çabuk pas trafiği yapıp, kaleyi karşıdan gören organize ataklarla rakip stoperlere baskı kurdular. İlave olarak ileride iyi top tutarak rakip savunmadan dönen topları alıp kanat varyasyonlarıyla Fenerbahçe kalesinde ciddi pozisyonlar buldular. Hücum presi, rakibi oynatmama planına dakikalar geçtikçe sertlikleri de ekleyerek aradıkları golü ilk on dakika geçilirken buldular. Sonraki dakikalarda futbol yerini sertliklere ve kartlara bıraktı. Söz konusu gerginlikler Galatasaray takımının işine yaradı ve ilk yarıyı diledikleri gibi skor üstünlüğüyle kapattılar. İkinci yarıya oyunu kendi yarı alanında kabul ederek Fenerbahçe’nin atakları karşılamaya yönelik bir oyun kurgusuyla başladılar. İlerleyen dakikalarda Fenerbahçe'nin istekli oyununu kırmayı başardılar. Sarı-kırmızılılar orta sahada yine kalabalıklaşarak savunma hattına zor anlar yaşatmamayı başardılar. Sonraki dakikalarda sertlikler, kartlar hakem hataları yine futbolun önüne geçti. Bitime yaklaşık 3 dakika gibi bir süre kala bu kez Felipe Melo, kırmızı kart gören oyuncu oldu ve futbol adına fazlaca atraksiyonların olmadığı maçı ev sahibi takım 1-0 kazanarak lig ikinciliği şansını sürdürdü.

Fenerbahçe’ye gelince;

Takımların durumları ve ligdeki konumları ne olursa olsun derbi maçının atmosferi daima farklı oluyor. Bu tür maçlarda tamamen psikolojik faktörlerin ön plana çıktığı, sinirlerine hakim olan tarafın daha avantajlı olduğu görülüyor. Tahriklere kapılmamak gerekiyor. Seyirci faktörü, rakibin sert oyunları ve tahrikleri, Fenerbahçe takımında konsantrasyon bütünlüğünü ciddi anlamda etkiledi.  

Evet, Fenerbahçe takım olarak maça iyi başlayamadılar ve erken dakikada yedikleri golle bunun cezasını gördüler. Ancak gol sonrası rakibin yaptığı bilinçli ve taktiksel fauller, sert oyun ve tahrikler Fenerbahçe takımının konsantrasyon bütünlüğünü sahaya iyi yansıtmasını engelledi. Takım olarak maça iyi organize olamadılar. Boş alan bulmada ve ileride top tutmakta zorlandılar. Kanat varyasyonlarını gereği gibi yapamadılar ve doğal olarak pozisyon üretmekte etkili değillerdi. Galatasaray deplasmanında erken bir şekilde geriye düşen Fenerbahçe takımı, üzerindeki şoku kısa sürede atmaya çalıştılar. Orta sahada rakibine çok fazla üstünlük kuramayan sarı lacivertliler, ileri uçtaki yıldızlarını pozisyonlara sokamadılar. Rakiplerine karşı organize ataklar geliştiremeyen Fenerbahçe, duran toplarda savunma hattından Bekir İrtegün ve Bruno Alves'i de ileri çıkararak gol aradılar ancak final pasları ve vuruşlarında etkili olamadılar. İlk yarıda bitime beş dakika kala rakibinin tahriklerine kurban giden Emre kırmızı kart görerek takımını on kişi bırakmak zorunda kaldı. İkinci yarıya rakibine oranla daha etkili ve pozisyonla başlayan taraf Fenerbahçe takımıydı. Bu yarıda Fenerbahçe oyunun belirli bölümlerinde daha üstün bir futbol kurgusu sergiledi. Fenerbahçe orta saha oyuncuları özellikle ileri uçtaki Emmanuel Emenike'ye attığı paslarla Nijeryalı golcüyü pozisyona sokmaya çalıştılar. Ancak Emenike kalabalık rakip savunma karşısında pek etkili olamadı. Fenerbahçe'nin Galatasaray kalesinde aradığı beraberlik golünü bulamamasının ardından sarı-lacivertli takımın teknik direktörü Ersun Yanal, oyuncu değişikliği yaparak maça hamlelerde bulunmak istedi. Önce Moussa Sow'u kenara alan Mehmet Topuz'u sahaya süren Yanal hoca, daha sonra ise Mehmet Topal'ın yerine Pierre Webo'ya şans verdi. Ancak hocanın söylediği taktikleri futbolcular kalan süre içinde sahaya yansıtmakta gecikince Fenerbahçe takımı 3 puanı kaybeden taraf oldu. Rakiplerine ciddi puan farkı atarak şampiyonluğun en güçlü adayı konumunda olan Fenerbahçe takımının arada böyle puan kaybetme kredisi elbette olacaktı, Fenerbahçe’de bunu kullandı diyebiliriz..