Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

3 PUAN ÖNEMLİYDİ.

 

Spor Toto Süper Lig'in 7. haftasında Gençlerbirliği'ni konuk eden Fenerbahçe, ikinci yarıdaki istekli ve ofansif oyun kurgusuyla karşılaşmayı 2-1’lik skorla kazanarak önemli bir 3 puan almayı başardı.

Konuk ekip Gençlerbirliği açısından;

Maç genelinde deplasmana çıkan ve savunma ağırlıklı garantili futbol oynamayı hedefleyen tipik Anadolu takımları edasında sergiledikleri oyun kurgularıyla yenilgiyi hak ettiler. İlk yarıda Fenerbahçe deplasmanında temkinli bir oyun ortaya koymaya çalışarak, katı savunma taktiğiyle Fenerbahçe’nin geliştirdiği ataklara gol izni vermeyerek devreyi berabere tamamlamayı başardılar. İkinci yarıya tempolu atak başlayan rakibi karşısında bu yarının erken dakikalarındaki yedikleri golle oyun planları değişti. İkinci yarıda Fenerbahçe stoperlerini hiç zorlayamadılar. Pozisyon bulmada son derece isteksiz kalarak skor üretmekte zorlandılar. Bitime yaklaşık on dakika kala 1-0 geride götürdükleri maçta buldukları tek pozisyonu Antal ile gole çevirerek beraberlik için umutlandılar. Ancak rakibin artan ataklarında maçı tutamadılar ve ikinci golü de yiyerek kaderlerine razı oldular.

Fenerbahçe açısından;

Geçen haftayı puansız kapatmanın dezavantajını bu hafta sahasında konuk ettiği Gençlerbirliği'ni mağlup ederek, moral bulmak isteyen Fenerbahçe; daha evvelki maçlarına kıyasla rakibi baskı altında tutan, tempo yaparak ofans futbola prim tanıyan özelliğini ilk yarıdaki oyun kurgularına pek yansıtamadılar. İlk yarıda solda Caner’in yokluğu, sağda Gökhan’ın efektif performansından uzak oluşu nedenleriyle kanat varyasyonlarında pek etkili olamadılar. Merkezde Meireles ve Alper’in sürekli alan değiştirmeleri Fenerbahçe’nin orta sahada oyunu tutma ve maçı yönlendirme kurgusunu olumsuz etkiledi. Hal böyle olunca gol yollarında skor üretmekte zorlanan bir Fenerbahçe izledik. Son çeyrekte oyunu rakip yarı alana yıkarak daha organize ataklar geliştiren Fenerbahçe son dakikalarında bulduğu üç pozisyonda final vuruşlarını yapamayınca sarı lacivertliler adına ilk 45 dakikada gol sesi çıkmadı.

Karşılaşmanın ikinci yarısına takım olarak daha istekli ve tempolu başladılar. Erken dakikalarda aradıkları golü bularak maçta hem skor üstünlüğünü eline geçirdiler, hem de rakibin oyundan düşmesini sağladılar. Golden sonra top yapamayan, pozisyon bulamayan rakip karşısında oyunu rölantiye alarak düşük tempoda atak varyasyonları yaptılar. Ancak bitime on dakika kala rakibin bu yarıda buldukları tek pozisyon oldu o da golle sonuçlandı. Beraberlikten sonra İsmail hoca yaptığı oyuncu değişiklikleriyle, mevcut oyun düzeni içinde taktiksel varyasyonlara giderek maça müdahale ederek adeta 3 puanın yolunu açtı. Oyuna giren Emenike’nin maça bireysel ağırlığını koyması sonucu forvet hattında daha efektif olan Fenerbahçe takımı bitime beş dakika kala ikinci golü bularak skoru belirledi.

Fenerbahçe takımının sergilemiş olduğu oyun kurgularındaki göze çarpan ufak, tefek aksaklıklar çok kısa sürede kapatılır. Çünkü Fenerbahçe’nin kadrosu gerçekten çok iyi futbolculardan oluşuyor. Bu takım toparlandığında ve ideal kadrosuna kavuştuğunda gerçek güç gösterisi o zaman başlayacaktır. Sadece biraz, sabır, güven ve destek gerekiyor hepsi o kadar. Aldıkları bu önemli galibiyetten dolayı Fenerbahçe takımını kutluyorum.