Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

GALİBİYET GÜZEL ŞEY..

Spor Toto Süper Lig 25. haftasında Kayseri Erciyesspor'u konuk eden Fenerbahçe, sayısız gol fırsatından yararlanamadığı maçta sahadan 2-1 galip ayrıldı ve liderliğini perçinledi.

Ligde kalma savaşı veren konuk ekip Kayseri Erciyesspor ise, son haftalardaki galibiyete endeksli performansıyla çıktıkları zor deplasman ve güçlü rakipleri karşısında iyi mücadele verir gibi oynadılar ancak taktiksel paradokslar maça damgasını vurunca yenilgiden kurtulamadılar.

Konuk ekip Kayseri Erciyesspor açısından;

Fizik yapısı güçlü ve top tekniği yüksek futbolcuları sayesinde daha ilk dakikalarda buldukları arka arkaya net pozisyonlarla maça etkili başladılar. Garantili futbol ve öncelikle yenilmemeyi hedefleyen sakin planlı, programlı oyun kurgusu yerine sanki Fenerbahçe ile denk güçlermiş gibi hadlerini aşarak açık ve hızlı bir futbol kurgularını sergilediler. Topun gerisine geçtikleri dakikalarda iyi top çalarak ani kontrataklar geliştirip etkili pozisyonlar üretemediler. Doğal olarakta ilk yarıda 1-0 geriye düştükleri maçı çeviremediler. İkinci yarıda fizik olarak oyundan düştüler. Birazda rakibin önde baskısı sonucu iyi top yapamadılar. Oyun kurmakta zorlanıp, hücum varyasyonlarında başarı sağlayamadılar. Tartışmaya açık bir penaltı ile beraberliği yakalayarak tam umutlanacaklardı ki, Fenerbahçe’nin gol adına reaksiyonu çok çabuk olunca 2-1 geriye düşerek ciddi anlamda demoralize oldular. Yedikleri ikinci golden sonraki dakikalarda oyunun üstünlüğünü rakibe bırakarak tamamen Fenerbahçe’ye karşı mahkum oynadılar. Özellikle son çeyrekte orta saha dirençleri çok fazla düştü ve yaptıkları top kayıpları kalelerinde net gollük pozisyonlar doğurdu ancak kalecileri Gökhan ve birazda şans faktörleri sayesinde farklı yenilmekten kurtuldular. Bu maçta Hikmet hocanın büyük takımlara karşı sürekli sergilemiş olduğu o meşhur, klasik tradisyonlu taktiksel mücadelelerinden bir tanesine daha şahit olduk. Takımı oldukça ofansa yönelik hızlı ve çabuk oynatır ancak bu oyun kurgusunu 90 dakikaya yayamaz ve maçın belirli bölümünde takımda kırılmalar başlar ve maçları farklı kaybederdi. Aşağı yukarı bu maçtada yine aynı senaryo oldu, Fenerbahçe sayısız net gol pozisyonlarına girdi ancak son vuruşlarda şansız olunca Hikmet hocanın takımıda farklı yenilmekten kurtuldu. Yoksa bu maçta Kayseri Erciyesspor en az 5’lik olurdu. Bununla geçmiş olsun diyelim ve Fenerbahçe’ye geçelim.

Fenerbahçe’ye gelince;

Kayseri Erciyesspor'un şok baskısıyla maça başlayan sarı lacivertliler, büyük takım olma özelliklerini sahaya iyi yansıtarak erken dakikalarda oyunun dengesini ellerine almayı başardılar. İlk on dakika geçilirken ligde kalma savaşı veren rakibi karşısında ilk yarı boyunca önde baskı kurarak çok istekli, üretken ve kazanma arzusuyla pozitif nitelikli ofansif bir futbol sergilediler. Bu kararlı futbollarının karşılığı aradıkları golle bulup ilk yarıyı 1-0 önde kapatmayı başardılar. İkinci yarıya da hızlı başlayan taraf ev sahibi Fenerbahçe takımıydı. Tempolu ve pozisyonu bol ve üretken bir oyun kurgusuyla ikinci yarıya başlayan Fenerbahçe bu yarının daha İlk dakikalarda çok net bir gol pozisyondan yararlanamadılar.  Peş, peşe yakaladıkları farkı arttırma şanslarını değerlendiremeyen Sarı lacivertliler beklemedikleri bir anda sürpriz bir tartışmaya açık penaltıyla beraberlik golünü yediler. Ancak hemen bir dakika sonrasında çok çabuk bir reaksiyonla tekrar 2-1 öne geçmeyi başardılar.  Kayseri Erciyesspor karşısında yeniden üstünlüğü sağlayan Fenerbahçe, farkı arttırmak için rakibi üstünde bunaltıcı baskılar kurup, Emre Belözoğlu, Moussa Sow, Raul Meireles gibi oyuncularla birçok net fırsatlar yakaladılar ancak şans faktörü bu kez Fenerbahçe’den yana olmayınca maçı 2-1 kazandılar. Bu galibiyet lider Fenerbahçe açısında çok önemli oldu. Çünkü zirve yarışı verdiği rakiplerinin puan kaybettiği haftada altın değerinde bir 3 puan alarak puan farkını biraz daha açıp, şampiyonluk yolunda bir haftayı daha kayıpsız geçmeyi başardılar. Fenerbahçe takımını kutluyorum.