Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

Fener’in Farklı Galibiyeti Galatasaray’a Kapak Oldu.

2013 yılının ve Süper ligin son maçında lider Fenerbahçe, sahasında konuk ettiği Kayserispor karşısında özellikle ikinci yarının son yarım saatinde sergilemiş olduğu müthiş total futboluyla rakibini ezip geçerek zorluk derecesi yüksek olan bu kritik maçı 5-1 gibi farklı skorla kazanmayı başardı. Sarı lacivertliler, Karabük yenilgisinden sonra lige harika bir geri dönüş yapıp en yakın takipçileri Galatasaray’a 8 puan fark atarak ilk yarıyı lider kapatmayı başardılar.

Konuk ekip Kayserispor açısından;

Maç genelinde takım halinde konsantrasyon bütünlüğünden yoksun oynayıp ve seri hatalar yaparak güçlü rakibine karşı fazla direnemediler. İlk yarıda rakipten yedikleri baskı sonucu iyi top yapamadılar ve oyun kurmakta oldukça zorlandılar. Maçın belirli bölümlerinde, orta alana yakın oynayan rakip stoperler Bekir,Egemen ve oyun kurucu M.Topal’a pek etkili olamayan gölge savunma yaparak Fenerbahçe’yi durdurmaya çalıştılar. Zaman, zamanda takım halinde hızlı ataklar yapmaya çalışarak oyunu biraz dengeye sokar gibi oldular. Ancak Fenerbahçe kalesinde ciddi anlamda bir varlık gösteremediler. Birazda şansları sayesinde gol yemeden ilk yarıyı berabere bitirmeyi başardılar. Ancak ikinci yarıda, orta alanda dirençsiz, savunmada ciddi hatalar yapan, gol bölgelerinde hiç olamayan garip bir takıma dönüştüler. Konuk ekip adeta, Fenerbahçe ne istediyse onu yaptı ve bu sezon kalelerinde ilk kez beş golü birden gördüler. Özellikle son yarım saatte kelimenin tam anlamıyla sahadan silinip gittiler. Doğal olarak maçı 5-1 gibi farklı skorla kaybettiler ancak yinede şansları sayesinde çok daha farklı yenilmekten kurtuldular. Sergilemiş oldukları bu negatif nitelikli oyun kurguları Kayserispor’a hiç yakışmadı diyebiliriz.

Fenerbahçe’ye gelince.

Maçın ilk dakikalarından itibaren Kayserispor’un ağır kalan stoperlerine gol bölgelerinde baskı yaparak erken dakikalarda bir gol bulup, rakibin oyun planlarını bozmaya yönelik futbol kurgularını saha iyi yansıtarak maça başladılar. Fenerbahçe’de hücum organizasyonlarını başlatan Cristian, takımın ilk yarıda en etkili ismi olarak görünürken gol girişimlerinde kaleci Gökhan’ı bir türlü geçemedi. Sow ve Emenike’nin birbirlerine attıkları uzun mesafeli ters kanat ortaları rakip ceza sahası çevresinde ve içinde röveşata vuruşu, kafa şutlarıyla ciddi anlamda tehlikeler yarattı. Baskılı oynamasına rağmen aradığı golü bulmakta zorlanan sarı lacivertliler ilk yarıyı golsüz kapatmak zorunda kaldılar. İkinci yarıda Fenerbahçe vitesi daha da büyüttü. Takım halinde yardımlaşma saha parselizasyonu, kanat bekleri Gökhan ve Caner’in hücuma katkısı, diğer takım oyuncularının topun olduğu yerde çoğalmaları, savunma hattını öne çıkartarak alan daraltılması, organize takım presi, akıcı pas oyunu kolektif ruh ve kolektif oyun yapısı gibi modern futbolun gereksinimlerini sahaya çok iyi yansıttılar. Rakibe hiçbir pozisyon vermeyen, agresif ve ofansif futbol kurgularıyla, sürekli öne kat ederek rakip savunmanın dengesi bozup adeta onlara nefes aldırtmayarak kazandıkları toplarla skora gitmeyi başardılar. Ersun hocanın istediği “Rakibe sürekli önde baskı yaparak sıkıştıran, tempo yapan, hızlı çıkarak rakip yarı alanda pozisyonlar bulan, skor üreten son derece kolektif bir oyun kurgusu sergileyen kompakt bir takım olan” çok özel bir Fenerbahçe’yi bu yarıda gördük.

Pazar gecesi Fenerbahçe takımını özetlersek; futbolun temel prensipleri içinde var olan, rakibe baskı, pas trafiği, kanat atakları ve şut organizasyonları,şapka çıkartılacak jenerik golleriyle takım halinde zorluk derecesi yüksek olan bu maçı 5-1 farklı skorla kazanmasını başardılar. Ayrıca bu farklı galibiyet, “Fenerbahçe’nin bu haftada puan kaybedeceğini varsayıp, puan farkını 5’e düşürmeyi hayal eden Galatasaray takımına güzel bir kapak oldu.” Kanarya vurdu, Cim-bom duydu. Tebrikler Fenerbahçe..