Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENERBAHÇE’DEN BASKILI FUTBOL & 3 PUAN…

Spor Toto Süper Lig'in 9. haftasında, Fenerbahçe iç sahada konuk ettiği Çaykur Rizespor karşısında sergilemiş olduğu müthiş futbolla maçı 2-1 kazandı.

Çaykur Rizespor açısından;

Maça erken dakikalarda sürpriz bir golle başlayan konuk ekip ilk yarı genelinde oyunu kendi yarı alanında kabul edip gömülü bir savunma futbolu sergileyerek sürekli gole davetiye çıkaran bir oyun kurgusunu maça yansıttılar. Fenerbahçe’nin yüksek tempo yapan total futbolu karşısında takım olarak çok bunaldılar. Zaman, zaman kazandıkları nadir toplar oldu ancak onlarıda iyi kullanamadılar. Konuk ekibin en başarılı oyuncusu çok sayıda net golleri önleyen ve bir de penaltı kurtaran kalecileri Serkan’dı. Ancak onun gücüde bir yere kadardı ve devrenin son dakikalarında beraberlik golünü engelleyemedi. İkinci yarıya da aynı durgun oyun kurgusu içinde aynı kötü futbolla devam eden konuk ekip bu yarıda ilk on dakika geçilirken Fenerbahçe'nin hızlı gelişen atağında Hasan Ali'ye faul yapan Kıvanç, önce ikinci sarı kartı ve ardından kırmızı kartı görerek oyun dışında kalarak takımını 10 kişi bıraktı. Zaten yarı alanından çıkamayan konuk ekip bir de on kişi kalınca, yarı alanınında yarısına kapanmak zorunda kalarak Fenerbahçe’nin sağlı, sollu sürekli gelişen organize ataklarına dayanmakta oldukça zorlandı. Bitime on dakika kala beklenen gol Fenerbahçe’den geldi ve konuk takım şansı sayesinde farklı yenilmekten kurtulup, 2-1’lik yenilgiyle Saracoğlu’ndan 3 puanı bırakarak ayrıldı.

Fenerbahçe’ye gelince;

Fenerbahçe takım olarak, bu sezon sahasında oynadığı tüm maçlarının aksine, çok yüksek tempoda aksiyonu bol ve müthiş bir ofansif futbol kurgusuyla maça başladılar. Bu baskılı ve rakibi boğan ofansif futbol kurgularını maç geneline çok iyi yansıttılar. Her iki yarıda da buldukları sayısız net gol pozisyonlarından bir an evvel skor üretme aceleciliğiyle yeterince yararlanamadılar. Fenerbahçe gerek ilk yarı ve gerekse ikinci yarı, futbolun temel prensipleri içinde var olan, rakibe baskı, pas trafiği, kanat atakları ve şut organizasyonlarını takım halinde sahaya müthiş yansıtarak 1-0 geriye düştüğü maçı çevirmesini bilerek sahadan 3 puanla ayrılmayı başardı.

Maçın erken dakikalarında basit bir savunma hatasından Kadlec’in kendi kalesine gönderdiği golle 1-0 geriye düşerek maça başladılar. Ancak golden sonra çok çabuk reaksiyon alarak hızlı pas trafiğiyle rakip kaleye çok çabuk gittiler. Yüksek tempoda oynayarak rakip savunma üzerinde çok ciddi baskı kurdular. Her geçen dakika rakibi boğan bir Fenerbahçe takımını maçın son dakikalarına kadar izledik. Geliştirdikleri sağlı, sollu organize ataklarla rakibi adeta sahadan sildiler. İlk yarının bitimine dakikalar kala Kadlec devreye bir kez daha girdi ve bu kez doğru kaleye takımının beraberlik golünü attı. Devreyi 1-1 berabere bitiren Fenerbahçe takımı ikinci yarıyada aynı tempoda müthiş baskıyla başladı. Bu yarıda da adeta tek kale oynadılar. Yakaladıkları çok sayıdaki net pozisyonlardaki final vuruşlarında, Fenerbahçe forvet oyuncularının acelecilikleri sayesinde inanılmaz goller kaçtı. Bitime yarım saat kala İsmail Kartal hoca, Webo ve Sow’uda oyuna alarak, Kuyt, Diego ve Emenike ile beşli forvet hattı kurup tüm kozlarını kullandı. Bitime on dakika kala Fenerbahçe arzuladığı golü bularak rahatladı. Maç genelinde Fenerbahçe’nin tempolu üstün oyununa koşut olarak, Fenerbahçe aleyhine tartışmalı pozisyonlar, verilmeyen penaltılar, kaçan penaltı ve gollerin sonucunda altın değerinde gelen bir galibiyet vardı. Önemli olanda galibiyetti zaten; çünkü galibiyet her türlü hatayı örtüyor.