Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

FENERBAHÇE SALLADI AMA YIKAMADI 0-0.

Spor Toto Süper Lig'in 21. haftasında kendi sahasında Kasımpaşa'yı konuk eden Fenerbahçe, istekli oyununa rağmen skor üretemeyince beraberliğe razı oldu.

Konuk ekip Kasımpaşa açısından:

Zirve yolunda şampiyonluk mücadelesi veren Beşiktaş ve Başakşehir’i geçtiğimiz haftalarda yenerek büyük takımlar için zor bir rakip halini alan Kasımpaşa takımı maç genelinde savunma ağırlıklı garantili bir futbol sergileyip, oyun disiplininden kopmayarak verdikleri mücadele ve birazda şans faktörü sonucu güçlü rakibi Fenerbahçe’den bir puan almayı başardılar.

90 dakika boyunca topu rakibe bırakarak çok adamla kapanıp savunma ağırlıklı bir mücadele sergilediler. Kazandıkları toplarla çok çabuk kontrataklara çıkarak gol bölgelerindeki hızlı ve tehlikeli forvet hattıyla skor üretmeyi hedefleyen tehditkar oyun kurgularını Fenerbahçe’ye iyi hissettirerek istedikleri sonucu ve puanı aldılar.

Bu maçta açıkça görüldü ki konuk takım Kasımpaşa’nın hedefi hem ilk yarı hem de ikinci yarıda yaptıkları 10 kişilik katı savunma kurgusuyla Fenerbahçe’den bir puanı kopartmaktı ve başarılıda oldular. Orta alanda dirençli, savunmada adam ve alan markajında duruş hatası yapmayan ve rakibi dar alanda oynamaya iten taktik anlayışlarını sahada iyi sergilediler. Fenerbahçe’nin kanat ataklarında savunmada iyi paylaşımlar yaptılar. Bu bağlamda gerek merkezde ve gerekse kendi yarı alanlarında ikinci yarıya kadar Fenerbahçe’ye pek pozisyon vermediler. Bu taktik varyasyonları kapsamında disiplinli oyun ve rakibi hataya zorlayan oyun tarzlarıyla Fenerbahçe’nin üzerlerine gelerek risk almasını sağlatıp ve kazandıkları toplarla hızlı kontrataklar yaparak rakibi geride az adamla yakalayıp skor üretmeye yönelik ofansif oyun planlarını gerçekleştirmeye çalıştılar. Ancak Fenerbahçe bu oyuna gelmeyince skor üretmekte başarılı olmadılar, bu taktikleri bu sefer tutmadı. Ancak arzuladıkları bir puanı da almasını bildiler.

Fenerbahçe’ye gelince;

Fenerbahçe takımı için ciddi eleştiriler var. Saygı duymak gerekiyor. Son haftalarda zirve mücadelesi veren rakiplerin puan kayıplarını Fenerbahçe’nin avantaja çevirmesi ve puan farkını kapatması en büyük beklentidir. Fenerbahçe’de tüm takım olarak ellerinden geleni yapmaya çalıştıkları yadsınamaz bir realite. Teknik heyet ve futbolcular da en az taraftar kadar başarıyı istiyor. Ancak zirve mücadelesi veren rakiplerin neden puan kaybettikleri pek hesaba katılmıyor. Sadece Fenerbahçe fırsatı değerlendiremedi şeklinde yorumlar yapılıyor. Oysa biraz objektif bakıldığında ligin ikinci yarısı oynanıyor. Yani telafisi olmayan ölüm kalım savaşı veriliyor. Hal böyle olunca küçük ve kolay takım olgusu pek yok. Küçük takım diye küçümsenen takımlar bugün devlerden puan alıyor ya da onları yeniyorsa bu gerçeği görmemezlikten gelip sadece büyük takımları eleştirmek pek objektif ve doğru bir yaklaşım olamaz. Eleştirilen Fenerbahçe’nin puan verdiği Kasımpaşa takımının Beşiktaş ve Başakşehir takımlarını yendiğini unutmamamız gerekir. Ayrıca futbol sporunda bir de futbol şansı denilen bu olgu da var. Bununda dikkate alınması gerekir. Bir diğer önemli hususta zirve yolundaki rakipler kollanırken Fenerbahçe’nin hakem hatalarına yönelik çok haksızlıklara uğradığı ve ciddi puan kayıpları yaşadığı ve aradaki puan farkının  açılması da işin bir başka boyutu. Fenerbahçe elbette eleştirilsin ancak bu eleştiriler tüm teferruatlarıyla objektif bir korelasyonla yapılmalıdır.

Şimdi Fenerbahçe açısından bakıldığında ligde kalan 13 haftalık bir süre daha var. Fenerbahçe, ihtiyacı olan takım halinde konsantrasyon bütünlüğünü yakalamak zorunda. Eğer bunu başarırsa ki başarmaması için hiçbir neden yok, gerekli sürede yine gülen taraf olabilir.

Bu maçta da açıkça görüldü ki, Fenerbahçe kaderine razı olan bir takım hüviyetinde değil. Sürekli istiyor, mücadele ediyor ancak sergilediği futbolu ve yakaladığı fırsatları bir türlü skora yansıtamıyor. Ancak bunları aşabilecek güçlü bir takım Fenerbahçe. Medya’nın tüm olumsuz eleştirilerine rağmen Fenerbahçeli tüm taraftarlar haklı olarak Fenerbahçe’den ümidi kesmiyor. Her türlüğü desteğe devam ediyorlar bu olgu ise gerçekten alkışlanacak bir durum.

Maça döndüğümüzde Fenerbahçe beklendiği gibi ofansif oyun kurgusuyla maça hızlı başladı. Tehditkâr ve zor bir rakip karşısında zorluk derecesi yüksek kritik bir maç oynadılar. Rakibin top tekniği yüksek sprinter ve tehlikeli oyunculardan kurulu olması ve çok çabuk kontratak yaparak kolay goller bulan taktik anlayışını dikkate alarak daha temkinli oynamak zorunda kaldılar. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Başakşehir gibi rakibine yenilmediyse nedeni budur. Evet, puan kaybedildi ancak en azından yenilgi olmadı. Böyle olacağına keşke yenilseydi diyenlerde çıkabilir ancak sonunda puan almakta önemli, bunu da unutmayalım. İlk yarıda orta alandan hücum varyasyonlarını geliştirmek zordu ancak oyunu kanatlara yayarak tehlikeler yarattılar. Atak yaparken savunma güvenliğini de elinde bulundurmaları ise rakibin tüm oyun planını bozdu. Bu olguda en azından Fenerbahçe’nin yenilmemesini sağladı. Fenerbahçe’de istek vardı, mücadele vardı ancak gol yollarında çok aceleci davrandılar. Final vuruşlarında biraz daha sakin olsalardı, bir an evvel gol atmak arzusuyla aceleci davranmasalardı bu maçı çok rahat kazanabilirlerdi.

İkinci yarıda vitesi artırıp daha çok adamla, daha hızlı ve etkili ataklar geliştirdiler. Orta alanda özellikle Ozan’ın ofansif oyuna katkı sağlaması Fenerbahçe’yi pozisyonlar üreten rakip yarı alanda tehlikeler yaratan bir takım hüviyetine soktu. İkinci yarıda sarı lacivertliler maçın tüm hakimiyetini ellerine aldılar. Rakip savunmanın dengesini bozup onları bir hayli zorladılar. Rakip ceza alanına yapılan isabetli ortalar, şut organizasyonları, yakalanan ancak sonuçlandırılamayan net pozisyonlar Fenerbahçe adına modern futbolun temel prensipleriydi. Ancak yukarıda yazdığım gibi birazda şans olacak yani futbol şansı, işte o şans olmayınca Fenerbahçe ne yazık ki beraberlikle yetinebildi.

Bu sonuçtan sonra “zirvedekilerin puan kaybettiği haftada Fenerbahçe fırsatı kullanamadı” şeklinde yorum yapmak asla doğru olmaz. En azından rakip takıma saygısızlık olur. Onların emeklerini, mücadelelerini göz ardı edemeyiz.

Sonuç olarak; zaman her şeyin ilacıdır. Ligde daha çok maçlar var. Sabır, güven ve destek devam etmeli. Fenerbahçe sergilediği futbolu skora yansıttığında her şey çok çabuk değişecektir. Çünkü galibiyet her türlü hatayı örter. Umarım mesaj alınmıştır.