Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

SÜPER FENERBAHÇE.

 

Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında lider Fenerbahçe sahasında konuk ettiği Gençlerbirliği'ni bastan sona üstün oynadığı, sayısız net gol pozisyonları bulduğu maçta 2-0 yenerek zirve yolunda önemli bir galibiyet kazandı. Konuk ekip Gençlerbirliği ise, maç genelinde hiçbir üstünlük sağlayamadı, adeta gollere davetiye çıkardı ve şansları sayesinde farklı yenilmekten kurtuldular.

Konuk ekip Gençlerbirliği açısından;

Evet, zorlu bir Sarcoğlu deplasmanıydı. Rakip çok güçlü ve Fenerbahçe idi. Maç ise güçler dengesiydi. Her açıdan aleyhte bir müsabakaydı. Ancak Gençlerbirliği’de ligi domine eden, güçlü orta sahası hızlı kanat ataklarıyla hatırladığımız o, koşan, savaşan ve sahada kazanmak için mücadeleler veren önemli takımlardandı. Gelin görün ki, Cumartesi gecesi Fenerbahçe karşısında hiçbir varlık gösteremediler.  Maçın ilk çeyreğinde dirençli bir takım hüviyetinde oynayıp, rakip yarı alanda kanat ataklarıyla skor üretmeye çalışarak maçı dengede götürdüler. İşte ne olduysa bu dakikadan sonra oldu ve konuk ekip bir anda oyundan düştü. Maç genelinde rakibine mahkum bir oyun sergileyerek, ofansif anlamda skor üretmeye yönelik hiçbir varlık gösteremediler. Savunmayı kaleye çok yakın kurdular. İyi pas oyunu yapamadılar. Rakibe çok pozisyonlar verdiler. Adeta gol yemek için sürekli olarak Fenerbahçe takımına davetiye çıkartan bir oyun kurgusunu saha yansıttılar. Elbette bu negatif olgunun en önemli sebebi karşısında maça çok iyi konsantre olmuş, oyunun tüm hakimiyetini elinde tutan Fenerbahçe’nin çok akıllı ve etkileyici oyun planı ve taktik anlayışıydı. Savunmaları zor anlar yaşasada Gençlerbirliği yinede ilk yarıyı gol yemeden kapatmayı başardı. İkinci yarıya yedi savunma oyuncusuyla ve yine aynı oyun anlayışıyla başlayan konuk ekip, mevcut oyun düzeni içinde taktiksel hiçbir varyasyona gidemeyince doğal olarak Fenerbahçe’den de goller gelmeye başladı. Attığından fazlasını kaçıran güçlü rakipleri karşısında elbette yenildiler ancak şansları sayesinde farklı yenilmekten kurtuldular.  Maçtaki tek avantajlarıda bu oldu zaten.. 

Fenerbahçe’ye gelince;

 

En kısa ifadeyle; Cumartesi gecesindeki maçta “Ligin ilk yarısındaki beğenilen, alkışlanan Fenerbahçe takımının örneğini çok iyi verdiler.” Maçın ilk çeyreğinden sonra, son uzatma dakikalarına kadar oyunu forse eden, kararlı, coşkulu, istekli bir Fenerbahçe takımını izledik. Rakibi oynatmayan, pozisyon vermeyen, kaliteli total futbolu, çok iyi pas oyunu, organize hücum varyasyonları çok sayıda yakaladıkları net gol pozisyonlarıyla adeta rakibini “ köşeye sıkışmış boksör gibi” sürekli dövdüler. Maç genelinde, yardımlaşma saha parselizasyonu, kanat beklerinin hücuma katkısı, topun olduğu yerde çoğalmak, savunma hattını öne çıkartarak alan daraltmak, organize takım presi, akıcı pas oyunu ve şut organizasyonları gibi modern futbolun gereksinimlerine ilave olarak kolektif ruh ve kolektif oyun yapısını maç geneline çok iyi yansıttılar. Aradıkları golleri ikinci yarıda bulan sarı lacivertlilerde hakikaten coşku, istek ve üretkenlik çok üst düzeydeydi. Özetle zorluk derecesi yüksek olan bu kritik maçta Fenerbahçe takım olarak; sergilemiş oldukları bu pozitif nitelikli futbollarıyla hem üç puanı aldılar ve hem de büyük takım olma özelliklerini maça çok iyi yansıtarak şampiyonluk yolunda iyi sinyaller vermeye devam ettiler. Fenerbahçe takımını kutluyorum.