Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

DERBİ ÖNCESİ GÜZEL MORAL, 3-1.

 

Spor Toto Süper Lig’in 27. haftasında iç sahada Akhisar Belediyespor’u konuk eden Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi şansını sürdürmek için çok önemli bir 3 puan daha aldı.

Konuk ekip Akhisar Belediyespor açısından;

Akhisar Belediyespor takımı farklı yenilmesine rağmen dış sahada Fenerbahçe gibi güçlü bir rakibe karşı maç genelinde nasıl oynanması gerekirse öyle oynadılar. Maçı çirkinleştirmeden, rakibe saygı çerçevesinde ellerinden geldiğince zaman, zaman iyi alan daraltıp, adam markajı ve alan savunması yaptılar. Zaman zaman da top teknikleri yüksek ve sprinter oyuncularıyla hızlı kontrataklar yaparak maçtan kopmadılar. Hatta oyunun bazı bölümlerinde beraberlik şanslarını dahi yakaladılar ancak final pas ve gol vuruşlarında başarılı olamadılar. Maçın ilk yarım saati içinde oyunu dar alana sıkıştırıp, çok adamla alan savunması yaparak Fenerbahçe’nin oyun kurmasını ve rahat oynamasını engellemeye çalıştılar. İlk yarı genelinde oyunu kendi yarı alanında kabul edip kazanılan toplarla Olcan, Özer ve Vaz Te gibi çabuk futbolcularla hücum yapma girişiminde bulunsalar da kalabalık Fenerbahçe savunmasına karşı pek etkili olamadılar. Devre sona ererken bir duran top organizasyonunda Lens’in harika ortasını ön direkte uzaklaştırmak isteyen Miguel Lopez topu kafayla kendi ağlarına gönderince ilk yarıyı 1-0 geride tamamlamak zorunda kaldılar.

İkinci yarıya gol bulma ve tempo yapma amacıyla riskleri alarak başlayan Akhisar Belediyespor, bu yarının hemen başında çok çabuk iyi bir kanat oyuncusu olan Cikalleshi, ortalarında ise tam bir dar alan oyuncusu olan ve çabuk adam eksilten Muğdat’ı oyuna alarak iyi hamleler yaptı. Her iki oyuncuda konuk ekip adına takımı ateşleyen faktörler oldular. İkinci yarıda ilk beş dakika geçilirken bu yarıda oyuna giren Cikalleshi Fenerbahçe savunmasının basit hatasını iyi değerlendirip penaltı almayı başardı. Vaz Te’de penaltıyı gole çevirince konuk takım beraberliği yakaladı. Golden sonra ikinci yarının başındaki hızlı oyun temposunu düşürüp topu önde tutmaya çalışınca Fenerbahçe’nin baskılı ve bunaltıcı ataklarına sebebiyet verip yaklaşık on dakika içinde ikinci yenilgi golünü kalelerinde gördüler. Maçın son bölümlerinde yine risk alarak bir beraberlik golü için rakip yarı alana yüklendiler ancak bal yapmayan arı örneği gibi sonuca etki yapamadılar. Ve maçın uzatma anında Fenerbahçe’nin karşı atağında 3. golü de Lens’in ayağından yiyerek farklı bir yenilgi aldılar. Özetle güçler dengesi olan maçın sonucunda klas motivasyonu yenerek geceyi sonlandırdı. 3-1. 

Fenerbahçe’ye gelince; 

Kendini fazlaca yormadan gücünü ekonomik kullanıp rakibi hataya zorlayan bir oyun kurgusunu maç geneline iyi yansıtarak, gerekli anlarda final vuruşlarını başarıyla sonlandırıp maçı farklı kazanmasını bildiler demek zannedersem yanlış bir ifade olmayacaktır.

Maça düşük tempoda başlayıp, topa daha çok sahip olan ancak rakip savunmayı fazlaca rahatsız etmeyen sakin bir oyun kurgusuyla başladılar. İlerleyen dakikalarda topun gerisine geçip teknik ve topla yumuşak oynayan bir takım hüviyetine dönüştüler. Kapanan savunmalara karşı çoğu takımın zorlandığı oyun şablonunda Alper ve Aatif Chahechouhe’nun bireysel çabaları, iyi driplinglerle adam eksiltme performansları sahaya gerektiği gibi yansıyınca sarı lacivertliler rakip kalede pozisyonlar bulmaya devam ettiler. Zaman, zaman set oyunu, zaman, zaman da duran top organizasyonları geliştirerek ilk yarıyı 1-0 önde kapatmayı başardılar. İkinci yarının ilk dakikalarında savunmada oluşan bir konsantrasyon eksikliği esnasında yapılan basit hatadan penaltı golüyle beraberliğe gerilediler. Ancak golden sonra sarı lacivertliler takım halinde tempoyu yükseltip oyunu tamamen rakip yarı alana yıkarak arzuladıkları golü on dakika içinde bulup yeniden skor üstünlüğünü ellerine geçirdiler. Kalan dakikalarda yine tempo düşüren ancak oyunun hakimiyetini elinde bulunduran Fenerbahçe takımı, rakibin oynamasına müsaade edip kazandıkları toplarla çabuk kontrataklar denemeye başladılar. Ve uzatma dakikalarında bir de bu taktikle 3. golü bulup iyice rahatladılar.

Alınan bu galibiyet ve 3 puan Fenerbahçe takımı için ezeli rakip Galatasaray maçı öncesi iyi bir moral olurken, liginde üst sıralarını zorlayarak Şampiyonlar Ligi’ne katılma umutlarını da güçlendirdi. Fenerbahçe takımını kutluyorum..