Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

SAYIN MERVE ÖZBEY.

Vurur yüze ifadesi O, Pop müziğin bitanesi.  Yani “Yaş hikayesi” adlı şarkısıyla hem müzik dünyasına hem de sosyal medyaya damgasını vurdu. Sözleri duygusal, müzik ritmi çok hareketli sıra dışı bir şarkı olan yaş hikayesiyle şimdilerde yeni nesil genç kuşağın bitanesi olan değerli sanatçımız müthiş Fenerbahçeli Sayın Merve ÖZBEY hanımefendiyle harika bir renk daha katıldı “VIP KONUK” Klasiğimize. Röportaj sponsorumuz Dalyan Club Tesislerinde konuk ettik bitanesini.

İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği bölümden mezun olan değerli sanatçımız Merve Özbey, ünlü aranjör Sayın Erdem Kınay’ın proje albümlerinde yer alan “Duman’ ve ‘Helal Ettim” şarkılarıyla dikkat çekmeyi başarınca akıllı bir seçim yaparak KNY Müzik etiketiyle “Yaş Hikayesi” isimli ilk solo albümünü müzikseverlerin beğenisine sundu.

Acılı sesiyle ruhu arabesk olan ama şarkılarını Pop tarzıyla yorumlayan Merve Özbey hanımın sosyal medyayı bir anda sarsan ve kısa sürede 35 milyon tweet alan “Yaş Hikayesi” şarkısı için; aslında her şey “Vurur yüze ifadesi O kız kimdir bitanesi” konulu bir tweet ile başlayıp arkasından milyonlarca “resimleri komik yorumlayan” caps tweetler ile devam etti. Farklı bir tarzı var şarkının, sözleri acılı ama senfonik alt yapılı müziğin ritmi ise oldukça hareketli insan ne yapacağını şaşırıyor doğrusu. Duyar gibiyim; “mutluyken ritmi mutsuzken sözleri dinliyoruz” diyorsunuz galiba...

İlk albümü “Yaş Hikayesi” ile kendini bir anda sosyal medya fenomeni yapan o şarkıda geçen “Vurur yüze ifadesi/ Bulur seni bitanesi” sözlerini herkes kendine uyarlayarak internette paylaşınca, milyonlar “Kim bu kız?” diye sormaya başladı. Arkasından albümünün ikinci klip şarkısı olan ‘Topsuz Tüfeksiz’ ile müzik listelerinde en yukarılara tırmandı. İşte o kızı; yani Fenerbahçeli Merve Özbey’i bulduk ve siz değerli taraftarlarımız için; İstanbul’un en köklü ve en prestijli mekânlarından; eğlence ve spor kompleksi “Dalyan Club Tesislerinde” ağırladık. Entertainment dünyasından Fenerbahçe’ye kadar birçok şeyi dolu, dolu konuştuk bitanesiyle.

  

SORU:  Sayın Merve Hanım, müziğin insan yaşamındaki yeri ve kültürün bir parçası olmasında ki önemi nedir?

YANIT: İnsanın tam içerisindedir müzik tam kalbinde… farkında değiliz belki ama dünya düzeninde bile müzik vardır… Bir kuşun ötmesi bir nehrin çağlaması … bu denli hayatımızın tam ortasında olan bir sanat dalının kültüründe bir parçası olması vazgeçilmez bir gerçektir. Her ülkenin kendine alt bir tınısı var müzik te bizim Turk müziğimizin olduğu gibi bebekken girer hayatımıza annelerimizin bize söylediği ninniler vardır ya … Dandini, dandini dastananın makamı hicazdır ve bebekken ilk öğrendiğimiz makamdır aslında… Ve bilmesek bile bir hicaz şarkı çıktığında tüylerimiz diken, diken olur bu sebeptendir işte…

SORU: Sanat sosyolojisinin içinde din, töre, mitoloji, gelenek vb. toplumsal disiplinlerle müzik arasında nasıl bir etkileşim vardır?

YANIT: insanın üretkenliği geçmişten gelen aktarımlardan beslenir .sanatın evrenselliği kendi kültüründen dininden mitolojisinden beslenir bu elde değil. O yüzden resim müzik vb sanatçılar aidiyet geliştirirler tüm referanslardan üretilirler. Acılar mutluluklar savaşlar ayrılıklar dinde kültürde yerleşiktir ve hepsi sonsuza kadar sanatın içinde yanında etrafındadır.

  

SORU: Sizce müziği evrensel bir sanat yapan ana tema nedir?

YANIT: Müzik dünyada dil din ırk ayırmayan sanattır. İnsanlar sözlerden çok ritminin hissine kapılır. Bir Amerikalı Türk'ten bir İtalyan Fransız'dan, Afrikalı İngiliz'inden bu yolla duygusal bağ kurar. Teknoloji sanatçı ve sanatı aktaranlar birbirilerine bu yolla ulaşır. Kim her hangi bir ülkenin müziğini dinlerken öfke nefret duyabilir. Duyamaz çünkü müzik Sevgi'nin buluşmanın dostluğun ailenin Barış'ın notalarını çıkarır. Şimdi düşünelim şarkıların sözleri farklı dillerde ama hepsinin müziği aynı notalardan çıkar

SORU: Popüler magazin kültürünün, müzik eksenindeki kurgusunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

YANIT: Magazin gerekli ama popüler algısı ve Yönetimi yanlış olduğunda sanatçının sanatından ziyade özeline kayıyor. Ön planda sanatın olduğu magazin ihtiyacımız.

SORU: Dilerseniz birazda özele geçelim; aşağı yukarı her yerde şöhreti yakalamanızda en büyük etkenin sosyalleşmenin yeni yüzü ve yeni nesil iletişimi olan sosyal medya gösteriliyor ama daha öncesinde sizin birçok ünlülerle vokalist kariyeriniz de var. Konu hakkında yorumlarınızı rica edelim.

YANIT: Evet yaklaşık 14 yıllık bir vokal kariyerim var birçok ünlü isimle çalıştım. Hepsinden de çok güzel şeyler öğrendim… Sosyal medyanın büyük olduğu gerçeği tartışılamaz ve bizim işimizin çok önemli bir parçası konumunda. “Vurur yüze “ caps tweetler de gördük belki de sosyal medyanın patlattığı tek sakı bile olabilir:)

  

SORU: Erdem Kınay ile nasıl tanıştınız ve proje işbirliği size neler kattı?

YANIT: Sayın Demet Akalın’ın bir albüm lamanın da solo performans sergilemiştim … orada görmüş beni Erdem Kınay; daha sonrasında Gökhan Şahin sayesinde irtibata geçtik… evet 14 yıldır bu ısı yapıyordum ama vokal olarak kalmak istedim albüm yapmak gibi bir düşüncem yoktu… takı Erdem Kınay albüm yapalım mı deyinceye kadar… bu ıs birliğinin bana neler kattığı ortada aslında milyonlarca insanla hep bir ağızdan soyluyoruz şarkılarımızı daha ne olsun :)

SORU: Albümünüzde çıkış parçası olarak son derece ritmik ve güzel bir eser olan “Yaş Hikeyesi”ni seçtiniz. Alt yapısı yoğun ve titiz çalışmalar sonucu bir buçuk yıllık bir zaman diliminde albümü ortaya çıkardınız. Albümün para ve prestij açısından konserlere yansıması ne durumda? 

YANIT: Evet “Yaş Hikayesi” sihirli bir şarkı bizim için. Cover yapmak istemedik çünkü ilk albümdü ve ben aktif olan bir fabrikanın ortasındaydım Deniz Erten ve Erdem Kınay vardı iki yanımda… Konserlerimiz çok yoğun geçiyor her şehre gıktık diyebilirim. Yurtdışında da çok fazla yerdeyiz erdem kınayla birlikte… Para da kazanıyoruz çok şükür :) her şeyden önce dızlayıcı sevdi ve beğendi ya bu bize yeter de artar bile.

SORU: Ruhumda arabesk var, tarzımda arabeske yakın diyorsunuz ama sosyal medyada insanlar sizin pop müzikteki boşluğu kapatmanızı bekliyor. Bu olgu sizde nasıl bir duygu paradoksu yaratıyor?

YANIT: Okuyabildiğimi düşündüğüm her tarzı okumayı seviyorum hepimizin içinde bir parça arabesk vardır:)

  

SORU: İyi bir kitap okuyucusunuz, genellikle ne tür kitaplar okursunuz? 

YANIT: Roman okumayı çok seviyorum. Uzaklaştırıyor beni bu dünyadan… şimdi dünya edebiyatına ve undergrounda merak saldım bakalım bundan sonra neyi seveceğim. Her kitap yeni bir kitaba hazırlıyor sizi…

SORU: Gelen dedikodulara göre Cem Yılmaz nüktedanlığında oyunculuk yeteneğinizde varmış. Söz konusu projelerinizin dışında örneğin Sitcom dizilerinde oynamayı düşünür müsünüz? Veya eğlence formatlı yarışma, müzik ya da spor programları, hazırlayıp sunmak gibi projelerle de ilgilenir misiniz?

YANIT: Oyunculuk yapmamı söyleyen bir çok insan var buna yeteneğim olduğunu soyluyorlar hep ama ben henüz cesaret edemiyorum:)) Bu ısı çok iyi yapan büyüklerimiz var zaten önce kendi işimde kalıcı olmayı hedefliyorum ama bir acık kapımda yok değil hani..

SORU: Sizin birde mutfak hamaratlığınız varmış desem.

YANIT: Mutfak benim rehabilitasyon merkezim… İyi yemek yaparım :)

SORU: Boş zamanlarınızda yaşam alanlarınız nereler? Duygu olarak beslendiğiniz şehirler ya da semtler var mı?

YANIT: Yanıt: kitap okumayı çok sevdiğim için okuyarak değerlendiriyorum daha doğrusu okumak için zaman yaratıyorum diyebilirim. Viyana, İtalya ve İstanbul’u çok seviyorum

SORU: Bu keyifli söyleşimizin finalinde; Fenerbahçe için görüşlerinizi alarak röportajımızı sonlandıralım.

YANIT: Babam fanatik Fenerbahçeli; onunla öğrendim Fenerbahçeli olmayı tabı kı takımı mı çok seviyorum :)