Spor Yazarı | FIFA Players' Agent

Dr. Öğr. Üyesi Sedat Hayran

SAYIN TUĞBA ALTINTOP. 

O, global gösteri sanatları için yaratılmış batı sanatçılarımızdan bir ikon. Önce “Miss Turkey” güzeli olarak çıktı karşımıza. Sonra podyumlara adım atışıyla bir rüzgâr gibi esen, izleyiciyi büyülercesine tesiri altına alan güzel bir manken olarak moda dünyasının aranan ismi oldu. Arkasından harika sesi, güçlü yorumu, Pop, Elektronik müzik ve R&B tarzlarının remix ve aromalı pop albümleriyle müzik listelerini sallayarak şöhretini taçlandırdı. Model, söz yazarı, aranjör, besteci ve yorumcu kimlikleriyle neye elini atsa başaran beşi bir yerde bir hanımefendi. Aynı zamanda Fenerbahçe aşığı olan değerli sanatçımız Sayın Tuğba ALTINTOP’u röportaj Sponsorumuz Dalyan Club Tesislerinde konuk ettik. 

  

Evet, Sayın Tuğba Altıntop. Güzelliği ve hanımefendiliğinin yanında hani derler ya; “içi dışı bir” aynen öyle bir insan. Duygularını içinden geldiği gibi dışa vuran, hiçbir şeyden çekinmeyen, yer yer küçük bir çocuk kadar agresif hayatı, sevgiyi, aşkı tüm yoğunluğuyla yaşayan, doğruları ve yanlışlarıyla herkesin kalbinde taht kuran önemli sanat ve düşünce insanı.

Model, dizi oyuncusu, söz yazarı, aranjör, besteci ve yorumcu kimlikleriyle çok boyutlu bir marka olan değerli sanatçımız Sayın Tuğba Altıntop, 2007 yılında "Sana Söylüyorum" albümü ile start verdiği müzik kariyerinde, insan ruhunu mest eden sesi, güçlü yorumu, hit albümleri, beş kıtada sürekli verdiği konserleri, yankı yaratan CD’leriyle milyonların sevgilisi… Ve en çokta senfonik süite dönüştürülen müzikal eserlerine hastayız hepimiz.    

2013 yılında "Yana Yakıla" single'ı ile müzik severlerin kayıtsız kalamadığı değerli sanatçımız, 2016 Nisan ayında yeni albümü dillere pelesenk olan “La La” ile radyo ve televizyon kanallarının yanı sıra dijital platformlarda da listelerin ilk sıralarını kimselere bırakmıyor.

Fizy ve Türk Telekom Müzik’te en çok dinlenenler ve en çok indirilenler listesindeki başarısıyla da adından söz ettiren değerli sanatçımız, dünyanın en önemli müzik platformlarından iTunes ve Apple Music’te de “La La” şarkısının single ve remix versiyonuyla haftalardır rakiplerini geride bırakıp tek başına zirveye oturdu. Sevilen sanatçı ayrıca en çok kullanılan müzik uygulamalarından Shazam’da da zirvenin sahibi oldu.

Son dönemin hit olmuş aşk şarkılarının aranan söz ve müzik insanı değerli sanatçımız Sayın Tuğba ALTINTOP hanımefendiyi, siz değerli taraftarlarımız için; İstanbul’un en köklü ve en prestijli mekânlarından; eğlence ve spor kompleksi “Dalyan Club Tesislerinde” ağırlayıp; Müzik yolculuğunu, beklentilerini, hayata bakışını ve Entertainment dünyasından Fenerbahçe’ye kadar birçok şeyi dolu, dolu konuştuk.

  

SORU: Sayın Tuğba hanım, Miss Turkey Güzeli olarak sizden öncelikle; güzelliği zekâ ile buluşturan güzellik yarışmasını evrensel bir organizasyon yapan ana temayı rica ederek röportajımıza start verelim.

YANIT: Bu tip Güzellik Yarışmaları sizinde dediğiniz gibi güzelliği zeka ile buluşturup donanımlı, kendini yetiştirmiş, ülkesinde ve Dünya'da gelişen tüm gündemi yakından takip edin başarılı Türk kızını, diğer tüm kızlardan ayırıp gündeme taşımaktır. Bu bir ölçüde de diğer genç kızlara örnek teşkil eder. Sonrasındaki adımda da Dünya Güzellik Yarışması olur. Geçmiş yıllarda da bu tacı başına takan Türk kızlarımız olmuştur.

SORU: Global gösteri sanatlarından birisi olan güzellik yarışmaları Türk insanının özelliklerini, kültür ve imajını dünyaya ne şekilde tanıtmayı amaçlar?

YANIT: Duruşunu, konuşma hitabını, yaşadığı dünyanın ne kadar farkındalığında olduğunu sorgular, alınan cevaplarda, zekasını, güzelliği ile birleştiren Türk kızlarımızda böylelikle taç takmaya hak kazanır.

SORU: Sizin diğer bir kimliğinizde ünlü bir manken ve model olmanız. O nedenle birazda Moda dünyasına değinelim sizce, Moda’nın insan yaşamındaki yeri ve kültürün bir parçası olmasında ki önemi nedir?

YANIT: Öncelikle moda demek; renk, tarz, fikir, düşünce, değişikliğidir. Her yıl değişiklik gösteren moda bir anlamda da kendini devamlı yenileyen ve geçmiş ile geleceği birlikte yoğuran bir harekettir. Toplumda bu hareket ile kendini ve renklerini yeniler. Esasında bu yenilemez bir alışveriş tutkusudur. Global bir pazardır. Bu anlayışla hepimiz bu döngünün içinde bulunmaktayız.

SORU: Düzgün fiziğiniz, güzelliğiz ve modellik yeteneğinizle podyumların vaz geçemediği isimlerdensiniz. Manken, Model, Mankenlik ve Modellik kavramlarını nasıl tanımlarsınız?  

YANIT: Model demek, kıyafet askısı demektir. Kıyafeti en iyi şekilde taşımak ve tanıtmaktır. 20 yıl boyunca yaptığım meslekte her zaman önceliğim olan özverime, kurallarıma ve işime olan aşkıma saygı duymuşumdur. Dünyada ve Türkiye'nin birçok şehrinde işimden dolayı defileler ve tanıtımlar yaptım. Yeni gelen genç kuşağa verdiğim nasihatlerde doğrulukla ve özveri ile yeteneklerini meslekle birleştirirlerse onlarda daha nice 20. yıllara imza atmayı hedeflerler.

  

SORU: Modellik demişken, vücut geliştiriciler modellik için galiba daha aksiyoner gibi, ikisini kıyasladığımızda sizce, aralarında ne tür fark ya da farklar görebiliriz?

YANIT: Kıyafetleri tanıtırken belirli beden ölçülerine sahip olmanız gerekir. 34-36-38 vs. bu böyle devam eder. Sunulan kıyafete göre beden ölçülerinde ki modeller seçilir. Vücudumuza ve sağlığımıza dikkat etmemiz gerekir. Spor sadece bir kısıma değil tüm insanlığa gerekli bir vazifedir.

SORU: Sanat kombinasyonu içinde müzik felsefesi ve estetiğini nasıl yorumlarsınız?

YANIT: Giydiğimiz kıyafetler nasıl ruh halimizi yansıtıyorsa, söylediğimiz veya dinlediğimiz şarkılarda ruhumuzu besler. Ve bir anlamda da kimliğimizi belirleyen bazı tespitler sunar.

SORU: 2016 Nisan ayında DMC etiketiyle yaza merhaba dediğiniz yeni single albümünüz “La La” Fizy ve Türk Telekom Müzik’te en çok dinlenenler ve en çok indirilenler listesindeki 10 Milyon izlenme oranını yakaladı. Kısa süreçte Tarkan’ı bile geride bırakan müthiş bir rekora ulaştınız; duygularınız.

YANIT: Müzik ile zaten uğraşıyordum ama daha iyi müzikle ve iyi bir ekiple 2016 ' da “La La” albümümle sevenlerimle buluştum. Yorumum ve şarkılarım ön plana çıktı ve başarım alkışlandı. Buradan beni sevenlere ve ekibime teşekkür ediyorum.

SORU: Aşklar, ayrılıklar, heyecanlar, tutkulu ruhlara hitap eden ve sizi derinden etkileyen ilk dinlediğinizde hüngür, hüngür ağlatan “La La”nın hikayesini rica edelim.

YANIT: Albümdeki şarkılarımın sözleri çok anlamlı, eminim dinleyicilerim de benimle aynı fikri paylaşıyorlardır. La La'nın yeri bende bir farklı, o zaman demek ki ruh halimi anlattığı için böyle bir açıklama yapma gereğinde bulunmuşum.

  

SORU: Hüzünlü bir ses renginiz var ama alaturka değil tamamen Batılı bir ses ve müthiş bir sopranosunuz. Neden yabancı pop şarkılarını da repertuarınıza almayı düşünmüyorsunuz? Belki de projenin sonu Grammy Ödüllerine kadar gidebilir; neden olmasın ki.. Ne dersiniz acaba bir denesek mi?

YANIT: Hayallerimde Grammy ödülleri yok. Ama Türkiye'deki ödülleri bir, bir zorlayacağımdan da şüphem yok. Yakın zamanda farklı bir proje için stüdyo çalışmalarım başlayacak, Belli mi olur, belki de yabancı bir şarkı seslendiririm.

SORU: Her albümde yeni bir imaj; kendinizi daha tatlı ve canlı gösterecek tarzınızı değiştirmeye nasıl karar veriyorsunuz?

YANIT: Sadece sanatçılar değil, tüm dünya kendini yenilerken yaptığım meslekte bunu gerektiriyorsa bende tarz değişikliği yaparım. Bu tip konulara ekibimiz ile karar veriyoruz. Başarı bir ekip işidir. Tarz değişikliği de gerekli bir konudur.

SORU: Geçmişte dizi oyunculuğu kariyerinizde var. Bundan sonraki süreçte bir sit-com dizi ya da müzikal oyun sahnelemek, hatta ve hatta bir opera resitali gibi projeleri düşünseniz, ne dersiniz hoş olmaz mı?

YANIT: Şuanda zamanımın çoğunu, yaptığım müziğe veriyorum. Bir koltuğa üç dört tane karpuz sığdırmanın da anlamı yok.

SORU: Boş zamanlarınızda yaşam alanlarınız nereler? Duygu olarak beslendiğiniz ülkeler, şehirler ya da semtler var mı?

YANIT: Evim, ailem, spor salonum ve en yakın dostlarımın yanında huzur buluyorum. Daha çok sakin yerlerde tatil yapmayı seviyorum. Bunun içinde en çok Abant ve Bodrumun sessiz köşelerini seçiyorum.

SORU: Ne tür müzikler dinlersiniz? Yerli ya da yabancı olarak hangi şarkıcı için “bu benim adamım” dersiniz?

YANIT:  Daha çok pop, ruhuma yakın tarz müzikleri takip ediyorum. Beyonce, Rihanna, Jenifer Lopez ve bu tarzdaki isimler hitlerim diyebilirim.

SORU: Damak tadı ve lezzet zevkleriniz nasıl size hitap eden dünya mutfaklarından hangi yemek ve içkileri sever ve önerirsiniz?

YANIT: Türk mutfağı vazgeçilmezimdir. ikinci sırada da İtalyan mutfağı tercihimdir.

SORU: Hayatınız filme alınsa hangi türde olurdu?

YANIT: Kesinlikle trajikomik bir film olurdu.

  

SORU: Keşkeler Türk toplumunda adeta bir tradisyoneldir. Keşkeleriniz var mı?

YANIT: Hiç bir zaman keşkelerim olmadı. Yaşadıklarım beni güçlendirdi ve ruhumu güzelleştirdi. İyi ki her şeyi yaşamışım.

SORU: Karakterinizi hangi renkle tanımlarsınız?

YANIT: Siyah ve Beyaz benim karakterimi ifade eden iki renktir.

SORU: En büyük hayaliniz?

YANIT: Ailemle çok büyük bir malikanede hep birlikte yaşamak.

SORU: Ve şimdide geçiyoruz Fenerbahçe’ye. Nasıl Fenerbahçeli olduk, Fenerbahçeli olmak nasıl bir duygu?

YANIT: Ailemin tüm fertleri Fenerbahçeli doğmuştur ve Fenerbahçeli olarak ölecektir.  Fenerbahçe’yle tanışmama vesile olan rahmetli Duran dedemdir. Her zaman her yerde gurur ile Fenerbahçeliyim diyorum.

SORU: Tuğba Altıntop perspektifinden Fenerbahçe yorumu desem.. 

YANIT: Fenerbahçe’nin tarihini bilen bir insanım. Fenerbahçeli olmak büyük bir lütuftur. Dinime, Bayrağıma, Vatanıma, Gelmişime- Geçmişime ve ahlaki kurallarıma ve Fenerbahçe’ye sonsuz ve büyük bir bağ ile bağlıyım.

SORU: “Hedef 1 Milyon Üye” projesi için taraftarlarımıza mesajınız nedir?

YANIT: Fenerbahçe dediyse bu iş olmuştur bile.

SORU: Bir de Fenerbahçe Dergisi hakkında görüşlerinizi alsak

YANIT: Gündemi her konusu ile değerlendiren dergimizi beğenerek yakından takip ediyorum.

Bu keyifli söyleşimizin finalinde; dilerseniz Fenerbahçe camiasına, Büyük Başkanımız Sayın Aziz YILDIRIM beyefendiye ve taraftarlarımıza iletmek istediğiniz mesajlarınızı ve son sözlerinizi alarak röportajımızı sonlandıralım.

Fenerbahçe çok büyük bir camiadır. Başkanımız da bizim söylemek istediklerimizi ve yapmayı düşündüğümüz birçok işi yapmaktadır. Saygı ve sevgi ile her zaman kendisinin yanındayız. Yaşasın Fenerbahçe!